YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9927
KARAR NO : 2014/32867
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
17.07.2007 tarihli ilk hükümde sanığın 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı, bu hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği, hükmün 16.11.2009 tarihinde bozulmasından sonra verilen 03.11.2010 tarihli kararda aleyhe bozma yasağı gereğince kazanılmış hak gözetilmeden, sanığın 6.080 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık …’nin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, tebliğnameye aykırı olarak sanığın 6.080 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine ”sanığın aleyhe bozma yasağı ilkesi gereğince sonuç olarak 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 13.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.