Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/1560 E. 2016/7462 K. 18.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1560
KARAR NO : 2016/7462
KARAR TARİHİ : 18.04.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanık hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25.06.2009 tarih ve 2009/379 esas numaralı iddianame ile, 2008 yılı Haziran ayında eşi …, eşinin annesi ve babası olan … ve …’i tehdit ettiği iddiası ile TCK’nın 106/1, 43. maddelerinin uygulanması istemi ile Kadınhanı Sulh Ceza Mahkemesine dava açıldığı, … Sulh Ceza Mahkemesinin, 09.02.2011 tarih ve 235/20 sayılı ilamı ile TCK’nın 106/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri uygulanmaksızın, 3600 TL adli para cezasına hükmettiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, suç tarihinin tam olarak belirlenmediği, anılan davanın 25.09.2009 tarihli duruşmasında, mağdur … ’nın, şikayetini dile getirdikten sonra mahkeme hâkimin sanığın mesaj göndermek sureti ile tehdit ettiğini beyan etmesi üzerine, 17.09.2008 tarihinde, 536 387 00 04 numaralı telefondan gönderilmiş “Seni getirmem için ölmem gerekirse ölürüm, öldürmem gerekirse de gözümü kırpmadan ölmesi gerekeni öldürürüm” şeklindeki mesajı duruşma tutanağına yazılarak suç duyurusunda bulunulduğu ve bunun üzerine incelemeye konu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İncelemeye konu davada, mesaj gönderdiği anlaşılan 536 387 00 04 numaralı telefon hattının sanık adına kayıtlı olduğu tespit edilmiş ise de, sanığın, bu hattın kendisine ait olmadığı ve hiç kullanmadığını, mesajı da kendisinin göndermediğini savunması ve kesinleşen davada ise, suç tarihinin tam olarak belirlenmemiş olması karşısında ;
a)536 387 00 04 numaralı telefon hattına ilişkin suç tarihindeki arama-aranma kayıtlarının getirtilmesi, sanığın anne, baba ve yakınlarının bu aramalar arasında bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Sanığın, anılan numarayı kullandığının tespitinden sonra da … Sulh Ceza Mahkemesinin, 09.02.2011 tarih ve 235/20 sayılı ilamı ile kesinleşen suçun tarihinin tam olarak belirlenmesinden sonra, eylemler arasında zincirleme suç ilişkisi bulunup bulunmadığı tartışılarak, zincirleme suçun varlığı kabul edildiği takdirde kesinleşen ceza miktarı üzerinden TCK’nın 43/1. maddesi kadar artırım yapılması ve sadece artırım miktarı kadar ceza verilmesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2)17.09.2008 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 17.09.2009 olarak yazılması,
3)Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’nın temyiz nedenleri ile değişik gerekçelerle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.