YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16976
KARAR NO : 2017/26105
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanığın mağdur …’e yönelik silahlı tehdit eyleminden kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa yükletilen silahlı tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
TCK’nın 58. maddesine göre tekerrüre esas alındığı anlaşılan Erzurum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.06.2007 tarihinde kesinleşen, 2005/597 Esas – 2006/25 Karar sayılı ilamının, kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin olması nedeniyle tekerrüre esas alınması mümkün olmadığı gibi sanığın suç tarihi itibariyle tekerrüre esas alınacak başka bir ilamı da bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye uygun olarak, “tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların hükümden çıkarılması” biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA,
B-Sanığın mağdur …’e yönelik tehdit eyleminden kurulan hükmün temyizine gelince;
1-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-TCK’nın 58. maddesine göre tekerrüre esas alındığı anlaşılan Erzurum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.06.2007 tarihinde kesinleşen, 2005/597 Esas – 2006/25 Karar sayılı ilamının, kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin olması nedeniyle tekerrüre esas alınması mümkün olmadığı gibi sanığın suç tarihi itibariyle tekerrüre esas alınacak başka bir ilamı da bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.