YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1947
KARAR NO : 2014/30289
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi ihmal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen görevi ihmal eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından katılan … vekili ve sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 23.10.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Anayasanın 141/3, 5271 sayılı C.Y.Y.’nın 34/1, 230, 1412 sayılı C.Y.Y.’nın 308/7 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarıyla diğer kanıtlara ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, gerekmektedir. Mahkemece belirtilen ilkelere uyulmadan ve anılan yasal hükümler gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulmuş olduğundan başkaca yönleri incelenmeksizin kararın bozulması görüşündeyim.
KARŞI OY:
Somut olayda sanığın 17.05.2005 ve 11.11.2004 tarihlerinde iki farklı eyleminin olduğu; iddianameyle (20.02.2006) davanın TCY’nın 257/2. maddesinden açıldığı; ilk hükümde bu eylemlerin yer aldığı, ilk hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin yasa bozması yapıldığı ve ikinci hükmün verildiği anlaşılmıştır.
Hükmün aşağıdaki noktalardan bozulması gerekmektedir:
1-Öncelikle temyize konu hükmün, Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CYY’nın 34/1, 230,232 ve 289/1-g; 1412 sayılı CYY’nın 308/7’nci maddeleri gereğince gerekçesizlikten,
2-Sanığın birden fazla eylemi olduğu halde hakkında TCY’nın 43/1’nci maddesinin uygulanmasının gerekmesi ve bunun gerekçe gösterilmeksizin uygulanmaması,
3-Sanığın sebep olduğu ileri sürülen/kabul edilen ziyaın sabitlenmesinin zorunluluğu,
Nedenleriyle çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.