Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/20500 E. 2014/27584 K. 30.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20500
KARAR NO : 2014/27584
KARAR TARİHİ : 30.09.2014

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, … Sulh Ceza Mahkemesince verilen 19/10/2012 tarih ve 2012/194 esas, 2012/579 karar sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 12/02/2014 gün ve 2013/33669 esas, 2014/4362 karar sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen muhafaza görevini kötüye kullanma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından katılan … ve Köyişleri Bakanlığı vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,” oybirliği ile karar verilmiştir.

I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/04/2014 gün ve 2013/9013 sayılı yazısı ile;

“Seçenek tedbirlerin yasal süresi içerisinde yerine getirilmeye başlanmaması ya da başlanmasına rağmen devam edilmemesi halinde 50/6 maddesi uyarınca hükmü veren mahkemece bir karar verileceği halde,adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 5275 Sayılı Yasanın 106/3 maddesi gereğince Cumhuriyet Savcısı tarafından hapis cezasına çevrilecektir. Bu nedenle, mahkemece hapis cezasına seçenek yaptırım olarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi halinde infazı kısıtlar mahiyette TCK’nın 50/6. maddesi gereğince ihtarda bulunulmasına karar verilmesi yasaya aykırıdır.

Maddi olayda, sanığa verilen adli para cezasının C. Savcılığınca yapılan tebligata rağmen ödenmeye başlanmaması veya başlanıp ta devam edilmemesi halinde TCK. 50/6 ve 5275 …. 106/3 maddesi gereği ödenmeyen kısma denk gelen kısmın hapse çevrilerek infaz edileceğinin ihtarına ilişkin kararda yer alan TCK 50/6 maddesiyle ilgili kısmın hüküm fıkrasından çıkartılmasına, Bunun dışında Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/02/2014 gün ve 2013/33669 Esas, 2014/4362 Karar sayılı ilamın başlığında, Ünye 1 Sulh Ceza Mahkemesinin, hüküm tarihinin 19/10/2012 olarak yazılması gerekirken maddi hata sonucunda, 23/05/2012 tarihi olarak yazıldığı ve bu tarihin 19/10/2012 olarak düzeltilmesi gerekmektedir.
Bu sebeplerle; Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/02/2014 gün ve 2013/33669 Esas, 2014/4362 Karar sayılı ilamın sanık yönünden verilen onama kararının kaldırılarak, sanığa verilen adli para cezasının C. Savcılığınca yapılan tebligata rağmen ödenmeye başlanmaması veya başlanıp ta devam edilmemesi durumunda TCK 50/6 maddesince ödenmeyen kısma denk gelen kısmın hapse çevrilerek infaz edileceğinin ihtarına ilişkin karardı 50/6 maddesine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılmasına, ayrıca … 1 Sulh Ceza Mahkemesinin, hüküm tarihinin 19/10/2012 olarak düzeltilmesi istemiyle hükmün anılan karara itiraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre,
1- İtirazımızın KABULÜNE,
2- Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/02/2014 gün ve 2013/33669 Esas, 2014/4362 Karar sayılı ilamın sanık yönünden verilen onama kararının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA
3- … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/10/2012 tarih 2012/194 Esas – 2012/579 Karar sayılı ilamında yazılı sanığa verilen adli para cezasının C. Savcılığınca yapılan tebligata rağmen ödenmeye başlanmaması veya başlanıp ta devam edilmemesi durumunda TCK 50/6 maddesince ödenmeyen kısma denk gelen kısmın hapse çevrilerek infaz edileceğinin ihtarına ilişkin karardı 50/6 maddesine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılmasına, ayrıca Ünye 1 Sulh Ceza Mahkemesinin, hüküm tarihinin 19/10/2012 olarak düzeltilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmesi,
4- İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:

II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan, sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararının onanmasına dair, Dairemizin 12/02/2014 tarihli kararına ilişkin olup ayrıca Dairemiz kararındaki incelenen kararın tarihinde düzeltme talep edildiği anlaşılmıştır.

III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,

Dairemizce verilen 12.02.2014 tarih ve 2013/33669 esas, 2014/4362 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

… Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilen 19/10/2012 tarih ve 2012/194 esas, 2012/579 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen muhafaza görevini kötüye kullanma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Hükümden önce 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 50/6 madde ve fıkrasında yer alan “yaptırım” ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilmesi, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinin 4 ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenmesi ve 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, hapisten çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceğinin sanığa ihtar edilmesine karar verilmesi,

Kanuna aykırı ve katılan … ve Köyişleri Bakanlığı vekilinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; itiraz yazısına uygun olarak, “TCK’nın 50/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkarılması” biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA,

5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi uyarınca, maddi hata istemine konu edilen Dairemizin 12.02.2014 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilip, yerel mahkemenin karar tarihinin 19.10.2012 olarak belirlenmesi suretiyle yeniden hüküm kurulduğundan düzeltme yapılmasına yer olmadığına, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.