Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/21803 E. 2018/10871 K. 30.05.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21803
KARAR NO : 2018/10871
KARAR TARİHİ : 30.05.2018

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, yaralama
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen ve 20.09.2012 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olduğunu belirten müşteki …’ye davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de, müşteki vekilinin 06.12.2012 tarihli temyiz dilekçesinin kapsamı karşısında, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca şikayetçi …’nin davaya katılan ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A-Sanık … hakkında, tehdit ve yaralama suçlarından verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, katılan … vekilinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B-Katılan sanık ve sanık hakkında hakaret suçlarından verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümlerin temyiz incelemesinde;
TCK’nın 125/.maddesi uyarınca hükmolunan kasıtlı suçun hakaret olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanıklara isnat edilen bu suç önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek,
uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre katılan sanık ve sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin sonucuna göre değerlendirilme zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.