Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/30666 E. 2018/19469 K. 13.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/30666
KARAR NO : 2018/19469
KARAR TARİHİ : 13.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık …’in de olay günü ve saatinde orada bulunduğuna ilişkin telefonunun sinyal bilgilerinin bulunduğu ve tanık …’nün suça konu araçta 3 kişi olduğunu belirtmesi karşısında, sanık hakkında TCK 106/2-c maddesinin uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2) Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre sanık …’in 28/04/2016 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun araştırılarak, sonucuna göre TCK’nın 64. ve CMK’nın 223/8. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir karar verilmesi zorunluluğu,
b) 30/04/2011 tarihinde gerçekleştiği iddia olunan ilk olayda her dört sanığın TCK’nın 106/2-c maddesi kapsamında birlikte tehdit suçlarını işlediklerinin sabit olduğu, 02/05/2011 tarihinde gerçekleştiği iddia olunan ikinci olayda ise; sanıklar … ve …’ın aşamalarda, olay yerinde bulunmadıklarını, olayın öncesinde sanık …’dan ayrıldıklarını belirtmeleri, sanık …’ın da aşamalarda tüfekle ateş etme olayını tek başına gerçekleştirdiğini savunması ve olayı bizzat gören tanık …’nün aşamalardaki beyanında net olarak sanıkları teşhis edemediğinin anlaşılması karşısında, olayda suça konu araçta kaç kişi olduğunun net olarak belirlenememesi nedeniyle sanıklar … ve …’ın TCK’nın 106/2-c maddesi gereğince cezalandırılmaları gerekirken TCK’nın 106/2-a, 43. maddelerinin uygulanması suretiyle hükümler kurulması
Kanuna aykırı ve sanıklar …, … ve …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.