YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/30851
KARAR NO : 2018/20908
KARAR TARİHİ : 04.12.2018
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, müşteki ve vekilinin, 17.10.2012 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olduklarını ve davaya katılmak istediklerini beyan etmelerine karşın, katılma konusunda mahkemece bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında, süresinde temyiz dilekçesi vererek kararı temyiz eden müşteki vekilinin 5271 sayılı CMK’nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğundan, müşteki …’ın 5271 sayılı CMK’nin 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekilinin katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün temyizinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyize gelince, başka nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-Sanığın, katılanın yokluğunda “size bunun hesabını soracağım” şeklindeki sözleri söylediğinin kabul edilmesi halinde suçun oluşacağı ve bu nedenle sanığa isnat edilen suça konu sözleri söyleyip söylemediğinin belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, “tehdit eyleminin unsurlarının oluşmadığı görüldüğünden, sanık hakkında açılan davada sanığın eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmaması sebebiyle” biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile beraat karar verilmesi,
b-Sanığın suçunun sabit kabul edilmesi halinde ise, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma
./..
-2-
hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş ve katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.