Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/31192 E. 2014/31246 K. 30.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/31192
KARAR NO : 2014/31246
KARAR TARİHİ : 30.10.2014

Mala zarar verme suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, …Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25/06/2009 tarih ve 2009/36 esas, 2009/779 karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 04/03/2013 tarih ve 2010/31424 esas, 2013/5903 karar sayılı kararıyla;
a-Sanık …’in … ve …’e yönelik mala zarar verme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Ancak,
TCK’nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının tebliğnameye uygun olarak, “TCK’nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesi” biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Yasa’ya uygun bulunan hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA ” oybirliği ile karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/06/2014 tarih ve 2014/197179 sayılı yazısı ile;
“Sanık … hakkında ….Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda mala zarar vermek suçundan TCK’nın 151/1,62,53,58/6 maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar vermiş, sanık müdafii tarafından süresi içerisinde temyiz edilen karar, Yüksek Dairenizin, 04/03/2013 gün ve 2010/31/424 Esas, 2013/5903 Karar sayılı ile sanık … yönünden sair nedenlerin reddiyle TCK’nın 53. maddesi yönüyle düzelterek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ : Sanık hakkında TCK’nın 58/6 maddesinin uygulanmasına karar verilen …Sulh Ceza Mahkemesinin 06/12/2007 gün ve 2007/294 Esas-2007/106 Karar sayılı ilamında sanık hakkında 06/12/2007 tarihinde kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, TCK’nın 86/2,52/1,50/1,52/2 maddelerinin uygulanması suretiyle netice olarak 2.000,00 TL adli para cezası hükmedilmiştir.Karar tarihi itibariyle 5320 Sayılı Kanunun geçiçi 2. maddesi uyarınca 5237 sayılı TCK’ya göre verilen kararlarda hem hapisten çevrilme hem de doğrudan verilen tüm adli para cezalarında temyiz kesinlik sınırı 2.000,00 TL’dir. Yüksek Yargıtay uygulamalarına göre kesin nitelikte verilen ilamlar TCK’nın 58. madde uygulamasına konu edilemezler. Bu nedenle verilen mükerrirlere özgü infaz kararı yasa ve usule aykırıdır.
SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-) İtirazımızın KABULÜNE,
2-) Yüksek Yargıtay 4.Ceza Dairesinin, …Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2009 tarihli ve 2009/779 sayılı kararına ilişkin 04/03/2013 gün ve 2010/31424 esas, 2013/5903 karar sayılı ONAMA İLAMININ KALDIRILMASINA,
3-) …Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25/06/2009 tarihli ve 2009/36 Esas, 2009/779 Karar sayılı hükmünün yukarıda açıklanan gerekçeye göre BOZULMASINA,
4-) Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise, itirazın incelenmesi bakımından 5271 sayılı CMK’nın 308/3. maddesi uyarınca dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, mala zarar verme suçundan, sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararının düzeltilerek onanmasına dair, Dairemizin 04/03/2013 tarihli kararına ilişkin olup, itiraza konu edilmeyen aynı sanığa ilişkin tehdit suçu ile sanık …’in tehdit ve mala zarar verme suçları inceleme dışı bırakılmıştır.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
İncelenen dosya içeriğine göre, sanık … hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan ilamın, …Sulh Ceza Mahkemesinin 06.12.2007 tarih ve 2007/294 esas, 2007/1063 karar sayılı kararı ile, yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nın 86/2 maddesi uyarınca, doğrudan verilen 2000 TL adli para cezasına ilişkin olduğu, verilen para cezasının miktarına göre hükmün karar tarihi itibariyle kesin olup tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmakla,
Dairemizce verilen 04.03.2013 tarih ve 2010/31424 esas, 2013/5903 karar sayılı sanık …’in mala zarar verme suçlarına ilişkin hükümlerle ilgili düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA,
….Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 25/06/2009 tarih ve 2009/36 esas, 2009/779 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık …’in … ve …’e yönelik mala zarar verme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Ancak,
a)TCK’nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
b)5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/2. maddesinde, (Anayasa Mahkemesinin 23/07/2009 tarihli ve 2006/65 E., 2009/114 K. sayılı iptal kararı öncesi) “İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler, temyiz olunamaz.”, aynı kanun maddesinin son fıkrasında ise, “Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz” şeklindeki hükümlere aykırı olarak, karar tarihi itibariyle kesin olan 2000 TL adli para cezasına ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılıklar, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının; itiraz yazısına uygun olarak, “mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulamasına ilişkin bölümün karardan çıkarılması” ile “sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1. maddesinin a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması” biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.