YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/38479
KARAR NO : 2017/24133
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık …’e yükletilen 6136 sayılı Kanuna aykırılık eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin, Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık …’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve … hakkında silahla tehdit suçlarından verilen beraat hükümleri ile sanık … hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)Müşteki … ile mağdur …’in soruşturma aşamasında birbirini doğrulayan beyanlarında; araçta seyir halinde iken önlerini kesen araçtan çıkan sanık …’in müşteki …’e hitaben “sen bize neden selektör yaptın, biz sıkıntılı adamlarız” diyerek belinden çıkardığı tabancayı müştekiye doğrultup “senin kafana sıkarım” dediğini, diğer sanık …’nun da pompalı tüfeği müşteki Barbaros Bütün’e
doğru yönelttiğini, bu sırada sanık …’in müşteki …’e doğru bir el ateş ettiğini, sanık …’nun tüfeği doldurup ateş edeceğini söylediğini, ancak müşteki …’ün tüfeği tuttuğunu ve boğuştuklarını, olay sakinleşince araçlarına binip olay yerinden uzaklaştıklarını ifade etmeleri, mağdur …’in yargılama aşamasındaki beyanının da kısmen benzer yönde olması ve müşteki …’ün yargılama aşamasındaki çelişki üzerine olayı tam hatırlamadığı yönündeki sanıkları suçtan kurtarmaya yönelik beyanı karşısında, “müşteki ve mağdurun mahkeme aşamasında sanıkların kendilerini tehdit etmediğini beyan ettikleri” şeklindeki dosya kapsamı ile uyumlu olmayan ve yetersiz gerekçe ile sanıklar hakkında silahla tehdit suçlarından beraat kararı verilmesi,
b)Sanık …’in eyleminin, bir bütün halinde, tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, ancak TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükmü uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi gerekirken, TCK’nın 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
c)Kabule göre de;
Sanık … hakkında silahla tehdit suçundan beraat kararı verildiği halde, adı geçen sanıktan elde edilen adli emanetin 2012/78 sırasında kayıtlı tüfek ile bu tüfeğe ait kovanların sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.