Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/39607 E. 2015/32284 K. 25.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/39607
KARAR NO : 2015/32284
KARAR TARİHİ : 25.06.2015

Tebliğname No : KYB – 2014/280332

Silahla tehdit suçundan sanık H.. Y..’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2011 tarihli ve 2011/22 esas, 2011/78 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinin bildirilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 12/09/2013 tarihli ve 2011/22 esas, 2011/78 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2014 gün ve 280332 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında: “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma açılarak, sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra denetime olanak sağlayacak şekilde hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanığın yokluğunda yargılamaya devamla savunma hakkını kısıtlar şekilde dosya üzerinden hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:

Silahla tehdit suçundan sanık H.. Y.. hakkında yapılan yargılama sonucunda, Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2011 tarihli kararı ile 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası verilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, kararın kesinleşmesinden sonra sanığın deneme süresi içerisinde, 01/06/2012 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle, Tunceli Sulh Ceza Mahkemesinin 25/06/2013 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın 10/07/2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine ihbarda bulunulduğu, mahkemesince ihbar üzerine duruşma açılmadan, 12.09.2013 tarihli ek karar ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kesinleşen bu kararın kanun yararına bozma konusu yapıldığı anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

Açıklanması geri bırakılan hüküm ile ilgili olarak, deneme süresi içerisinde suç işlenmesi nedeniyle, duruşma açılmadan verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:

5271 sayılı CMK’nın “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlığını taşıyan 231. maddesinin 1. fıkrasında “Duruşma sonunda, 232. maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak, gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.” 2. fıkrasında “Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.” 4. fıkrasında “Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir. ” hükümleri yer almaktadır.

İncelenen dosyada, Yerel mahkemenin 26/04/2011 tarihli kararı ile sanığa silahla tehdit suçundan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası verilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın 3 yıllık denetim süresi sona ermeden 01/06/2012 tarihinde kasıtlı bir suç işlediği ve bu suçtan kurulan mahkumiyet hükmü kesinleştiğinde mahkemesine ihbar yazısı gönderildiği, ihbar yazısı üzerine Tunceli Asliye Ceza Mahkemesince, duruşma açılmaksızın ek karar ile önceki hükmün açıklanmasına karar verildiği görülmektedir.

Sanığa ait mahkumiyet kararı, açıklandığı 12.09.2013 tarihinden itibaren hukuki sonuç doğurmaya başlayacağı için, açıklanması yönünden CMK’nın 231/1-4 maddesinde öngörülen yönteme bağlıdır. Deneme süresi içerisinde suç işlenmiş olması nedeniyle yeniden duruşma açılmasının amacı, oluşan yeni durum karşısında duruşma açıldığından ve yargılamaya devam olunduğundan sanığın bir şekilde haberdar edilmesini ve bu şekilde savunma hakkının kısıtlanmasını önlemektir.

Bununla birlikte, duruşmanın usulüne uygun olarak sanığa bildirilmesine karşın duruşmaya katılmaması halinde, önceki savunması ile yetinilerek, hüküm kurulabilecektir.

Bu itibarla, denetim süresi içerisinde suç işleyen sanık hakkında, öncelikle duruşma açılarak duruşmadan haberdar edilmesinin sağlanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, ek karar ile hükmün açıklanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.

IV- Sonuç ve Karar:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1-Silahla tehdit suçundan sanık H.. Y.. hakkında, Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2013 tarihli ve 2011/22 esas, 2011/78 sayılı kararın, CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA,

2-Savunma hakkının kısıtlamasıyla ilgili bozma nedenine göre, anılan Kanun maddesinin 4/b fıkrası gereğince, mahkemesince yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulmasına, 25.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.