YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4387
KARAR NO : 2014/27579
KARAR TARİHİ : 30.09.2014
Tehdit suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Yeşilyurt Asliye Ceza Mahkemesince verilen 28/04/2010 tarih ve 2009/159 esas, 2010/63 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 14/11/2013 tarih ve 2012/20688 esas, 2013/28323 karar sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1. maddesinin a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması, biçiminde DÜZELTİLEREK ONANMASINA” oybirliği ile karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/01/2014 tarih ve 2010/171897 sayılı yazısı ile;
“5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrasında “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddeleri uygulanır.” hükmüne yer verildiği, 5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/2 maddesinde (Anayasa Mahkemesinin 23/07/2009 tarihli ve 2006/65 E., 2009/114 K. sayılı iptal kararı öncesi) “İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler, temyiz olunamaz.” Aynı kanun maddesinin son fıkrasında ise “Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343. madde hükümleri dairesinde Yargıtay’a başvurulabilir.” hükümleri yer almaktadır.
…… Asliye Ceza mahkemesince 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uygulamasına esas alınan önceki hükümlülüğün, sanığa Yeşilyurt Sulh Ceza Mahkemesinin 13/03/2008 tarihli ve 2007/396 esas, 2008/34 sayılı kararıyla, kasten yaralama suçundan doğrudan verilen 500,00 TL adli para cezasına ilişkin olduğu görülmektedir. Söz konusu mahkumiyetin, hüküm tarihi itibariyle (2.000) lirayı aşmayan para cezasına ilişkin olması nedeniyle, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemeyeceği anlaşılmaktadır Bu itibarla sanık hakkında verilen düzeltilerek onama kararına itiraz etmek gereği hasıl olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan gerekçeler ve tüm dosya kapsamından Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2013 gün ve 2012/20688 Esas, 2013/28323 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılarak Sanığın adli sicil kaydında yer alan … Sulh Ceza Mahkemesinin 13/03/2008 tarih ve 2007/96 2008/34 sayılı ilam ile yaralama suçundan 5237 Sayılı TCK’nın 86/2, 52.maddeleri gereğince hükmolunan 500 lira adli para cezasına ilişkin mahkumiyetinin 1412 Sayılı CMUK’nın 305/son maddesi gereğince kesin nitelikte bulunması sebebiyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, silahla suçundan hükmedilen hapis cezasının 5237 Sayılı TCK’nın 58/6.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesine ilişkin kararın hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle C.Y.Yasasının 322 maddesince DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmesi, itirazımız yerinde görülmez ise dosyanın itiraz hakkında bir karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, tehdit suçundan, sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararının düzeltilerek onanmasına dair, Dairemizin 14/11/2013 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
İncelenen dosya içeriğine göre, sanık … hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan ilamın, … Sulh Ceza Mahkemesinin 13.03.2008 tarih ve 2007/96 esas, 2008/34 karar sayılı kararı ile, yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nın 86/2 maddesi uyarınca, doğrudan verilen 500 TL adli para cezasına ilişkin olduğu, kararın 07.01.2009 tarihinde infaz edildiği, verilen para cezasının miktarına göre hükmün karar tarihi itibariyle kesin olup tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmakla,
Dairemizce verilen 14.11.2013 tarih ve 2012/20688 esas, 2013/28323 karar sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA,
… Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 28/04/2010 tarih ve 2009/159 esas, 2010/63 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
a. 5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
b. 5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/2. maddesinde, (Anayasa Mahkemesinin 23/07/2009 tarihli ve 2006/65 E., 2009/114 K. sayılı iptal kararı öncesi) “İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler, temyiz olunamaz.” Aynı kanun maddesinin son fıkrasında ise, “Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz” şeklindeki hükümlere aykırı olarak, karar tarihi itibariyle kesin olan 500 TL adli para cezasına ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının; itiraz yazısına uygun olarak, “mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulamasına ilişkin bölümün karardan çıkarılması” ile “sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1. maddesinin a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması” biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.