YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/44504
KARAR NO : 2015/25465
KARAR TARİHİ : 27.03.2015
Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık …. hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı, yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, mağdur … vekilinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanıklar …. ve .. hakkında yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizde,
Mağdurlar … ve…. ile kanuni temsilcilerinin sanıklar hakkında şikayetçi olmadıkları, davaya katılmak istemediklerini beyan ettikleri, vekillerinin de yöntemince kamu davasına katılmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca mağdurlar …. ve …. vekillerinin tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
3-Sanıklar … ve… hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanıklara yükletilen genel güvenliği kasten tehlikeye sokma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Sanıklar .. ile .. arasında husumet bulunduğu, olay günü aralarında çıkan tartışmadan sonra sanık .. temyize gelmeyen ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık …… ile birlikte sanık .. evinin önüne gittiği, sanık .. yanında bulundurduğu ele geçmeyen tüfeği evin önünde birlikte oturmakta olan sanıklar … ve .. gösterdiği ve arabayla uzaklaştıkları bunun üzerine sanıklardan .. ait tüfeği alan sanık .. sanık … ile birlikte araçla sanıklar …ve …. aracını takip etmeye başladıkları, olay yerine geldiklerinde önlerindeki sanıklar … ve .. aracını yakaladıkları ve sanık Yılmaz’ın hareket halinde iken 4 el av tüfeği ile sanıklar…. ve ..’nın aracına doğru ateş ettiği, sanık … ise bu tüfeği ateş edildikten sonra tuttuğu, sanık Erdinç’in de olayda kullandığı ancak ele geçmeyen tüfek ile sanık … ait araca doğru bir el ateş ettiği kabul edilen olayda, sanıklar ..,.. ve….’ın eylemlerinin, TCK’nın 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, aynı Kanunun 44. maddesi uyarınca sadece en ağır cezayı gerektiren tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, karşı temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı,
Eleştiri dışında cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanıklar …. ve .. ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 27/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.