Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/47949 E. 2015/28206 K. 30.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/47949
KARAR NO : 2015/28206
KARAR TARİHİ : 30.04.2015

Tebliğname No : KYB – 2014/376669

Mala zarar verme, kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından sanık Salim Güner hakkında yapılan yargılama sırasında, sanığın eyleminin yağma suçu kapsamında kalabileceği ve bu durumda yargılama yapma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine dair, Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2014 tarihli ve 2013/519 esas, 2014/250 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 25/07/2014 tarihli ve 2014/1411 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2014 gün ve 376669 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, iddianamede belirtildiği üzere sanığın ” bana 50 TL parayı vereceksin, ben bu parayı senden alırım, orospu çocuğu pezevenk, ya canını alacağım ya paramı alacağım” şeklindeki üzerine atılı eylemin yağma suçunu oluşturabileceği, bu eylemi yargılama görevinin de 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi gereğince Ağır Ceza Mahkemesine ait olacağı ve delillerin takdiri ile değerlendirilmesinin üst dereceli mahkemeye ait olduğu hususları dikkate alınmaksızın, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:

Tehdit suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sırasında, Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2014 tarihli kararıyla, sanığın iddianamede anlatılan eyleminin yağma suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle, ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, bu karara sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 25/07/2014 tarihli kararıyla itirazın kabulüyle, görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği, akabinde kesin olan bu merci kararına karşı, Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ihbarı üzerine kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

Asliye Ceza Mahkemesince verilen görevsizlik kararını itiraz üzerine inceleyerek kaldıran merci kararının hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, kararın kanun yararına bozma konusu yapılıp yapılamayacağı öncelikli olarak ele alınacaktır.

III- Hukuksal Değerlendirme:

Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir.
Kanun yararına bozma konusu yapılan husus, asliye ceza mahkemesince verilen görevsizlik kararını, itiraz üzerine inceleyerek kaldıran merci kararının, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine yöneliktir.
Anayasamızın 37. maddesinde, “Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.” 142. maddesinde, ” Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” hükümlerine yer verilmiş,
5271 sayılı CMK’nın göreve ilişkin 3/1. maddesinde, “Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.” 4. maddesinde, “(1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6 ncı Madde hükmü saklıdır.
   (2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler.” hükümleri düzenlenmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; sanık … hakkında tehdit, yaralama, mala zarar verme ve hakaret suçlarından açılan davada, Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2014 tarihli kararıyla, sanığın iddianamede anlatılan eyleminin yağma suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle, ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, bu karara sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 25/07/2014 tarihli kararıyla itirazın kabulüyle, görevsizlik kararının kaldırıldığı ve bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu görülmektedir.
Ancak, Kırklareli’nde tek ağır ceza mahkemesi bulunması nedeniyle, bu mahkemenin kendisine karşı verilen görevsizlik kararını itiraz üzerine inceleyerek, asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararını kaldırması aynı zamanda karşı görevsizlik kararı niteliğindedir.
Bu itibarla, asliye ve ağır ceza mahkemeleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkması karşısında, CMK’nın 4/2. maddesi uyarınca görevli mahkemenin, ortak yüksek görevli mahkeme tarafından belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.

IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, sair hususların mahallinde yerine getirilmesine, 30/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.