Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/55004 E. 2019/10417 K. 10.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/55004
KARAR NO : 2019/10417
KARAR TARİHİ : 10.06.2019

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen eşe karşı kasten yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK’nın 86/2. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenek yaptırım olarak öngörülmesi ve mahkemece hapis cezasının tercih edilmesi karşısında, TCK’nın 50/2. maddesine aykırı olarak hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmüş ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanık …’nın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Bu bağlamda, sanık ile mağdur arasında çıkan tartışma sırasında sanığın mağdura yönelik ” öldürürüm” dediğinin kabul edildiği, eyleminin objektif olarak korkutucu nitelikte bulunduğu gözetilmeden, mağdurun şikayetinden vazgeçmesi ve aralarındaki ilişki dikkate alınarak tehdit eyleminin nesnel anlamda korkutuculuk ögesinin oluşmadığı şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.