Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/9951 E. 2014/29276 K. 16.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9951
KARAR NO : 2014/29276
KARAR TARİHİ : 16.10.2014

Hakaret suçundan suça sürüklenen çocuk … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair,….Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29/04/2010 gün ve 2009/549 esas, 2010/326 karar sayılı hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 25/12/2013 gün ve 2012/24330 esas, 2013/33652 karar sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık hakkında TCK’nın 125/1,3-a,4, 43/2, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca belirlenen 9 ay 21 gün hapis cezasının, TCK’nın 52. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL’den adli para cezasına çevrilirken, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine göre kazanılmış hak oluşturmayan ve maddi hatadan kaynaklanan yanlışlık sonucu sonuç cezanın 5.280 TL adli para cezası yerine 4.020 TL olarak eksik belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, sonuç cezanın 5.820 TL adli para cezası biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına,” oy birliği ile karar verilmiştir.
I-İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/02/2014 gün ve 2010/300173 sayılı yazısı ile;
“1412 sayılı C.Y.Yasasının 326/4 maddesi “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.” hükmünü içermektedir.
Ceza Genel Kurulunun 03.04.2012 gün ve 353-129 sayılı kararında yer verildiği üzere, aleyhe bozma yasağı; “temyiz davası yalnızca sanık veya müdafii ya da sanık lehine Cumhuriyet savcısı veya sanığın eşi ya da yasal temsilcisi tarafından açıldığında, hükümde, yaptırımın türü ve ağırlığı bakımından sonucu sanığın aleyhine ağırlaştırıcı, diğer bir deyişle, aleyhe sonuç verici düzeltmelerin yapılamaması veya kurulacak yeni hükümdeki cezanın, sanığın aleyhine olarak ilk hükümden daha ağır olamaması” şeklinde tanımlanmaktadır.
Latince “reformatio in pejus” olarak adlandırılan, öğreti ve uygulamada ise, “lehe yasa yolu davası üzerine hükmü aleyhe değiştirmeme zorunluluğu, aleyhe düzeltme yasağı, aleyhe bozma yasağı, aleyhe bozmama zorunluluğu, yaptırımı ve sonuçlarını aleyhe kötüleştirememe yasağı, yaptırımı ve sonuçlarını ağırlaştıramama kuralı” olarak ifade edilen bu ilkenin amacı; hükmün aleyhine de bozulabileceğini düşünen sanığın, bazı davalarda istinaf ya da temyiz yasa yoluna başvurmaktan çekinmesinin önüne geçmek ve yasa yoluna başvurma hakkını daha özgürce kullanabilmesini sağlamaktır.
1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanununun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326. maddesinin 4. fıkrasında; “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz” şeklinde kanuni düzenlemeye kavuşturulmuştur.
Ceza muhakemesi hukukumuzda bu madde dışında yaptırım ve cezayı aleyhe değiştirme yasağını düzenleyen başka bir hüküm de bulunmamaktadır. Buna göre ceza hukukunda genel anlamda kazanılmış hak kavramından bahsedilemeyeceği, yalnızca 1412 sayılı CMUK’nun 326. maddesinin son fıkrası uyarınca sınırlı biçimde uygulanabilecek bir “cezayı aleyhe değiştirememe ilkesi” veya “aleyhte düzeltme yasağı”nın söz konusu olduğunun kabulü gerekmektedir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 307/4. maddesinde de; “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262. maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz” düzenlemesine yer verilmek suretiyle, aleyhe bozmama ilkesi korunmuştur.
Kanunun açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere; yaptırım ve sonuçlarını aleyhe değiştirme yasağının kapsamı yalnızca ceza ve yaptırım miktarı ile sınırlıdır. Kanun koyucu suçun niteliği veya adı yönünden sanık yararına kazanılmış bir hak tanımamıştır.
Maddi olayda, suça sürüklenen çocuk … hakkındaki sonuç cezanın 4020 TL cezasının 5820 TL’ye çıkartılarak hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 25/12/2013 tarih ve 2012/24330 E- 2013/33652 K sayılı ilamında, suça sürüklenen hakkında TCK’nın 125/1,3-a,4, 43/2, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca belirlenen 9 ay 21 gün hapis cezasının, TCK’nın 52. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL’den adli para cezasına çevrilirken, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine göre kazanılmış hak oluşturmayan ve maddi hatadan kaynaklanan yanlışlık sonucu sonuç cezanın 5.8200 TL adli para cezası yerine 4.020 TL olarak eksik belirlendiği kabul edilerek ssuça sürüklenen çocuk hakkındaki Adli para cezasının 5820 TL olarak belirlenmesi, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı olduğu ve bu kararın itirazen kaldırılarak ve 326. maddesinin 4. fıkrasında; “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz” hükmü çerçevesinde, eleştiri yapılarak onama kararı verilmesi, istemiyle Yüksek Dairenin kararına itiraz edilmiştir,
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan gerekçeler ve tüm dosya kapsamına göre,
1- İtirazımızın KABULÜNE,
2- Yüksek Yargıtay 4 Ceza Dairesinin, 25/12/2013 tarih ve 2012/24330 E- 2013/33652 K sayılı DÜZELTİLEREK ONAMA KARARININ KALDIRILMASINA,
3-…. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2010 tarih ve 2009/549 E- 2010/326 K sayılı ilamıyla suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nın 125/1,3-a, 4, 43/2, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca belirlenen 9 ay 21 gün adli para cezasının, TCK’nın 52. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL’den adli para cezasına çevrilirken, 5820 TL yerine maddi hata sonucunda 4020 TL olarak hükmedilmesi 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine göre kazanılmış hak oluşturduğundan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün eleştiri yapılarak ONANMASINA karar verilmesi,
İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, hakaret suçundan, suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen mahkumiyet kararının düzeltilerek onanmasına dair, Dairemizin 25/12/2013 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
İncelenen dosya içeriğine göre; Yerel Mahkemenin 29.04.2010 tarihli kararı ile, suça sürüklenen çocuk … hakkında hakaret suçundan, TCK’nın 125/1-3.a-4, 43/2, 31/3, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 5820,00 TL adli para cezası verilmesi gerekirken, uygulama hatası yapılarak 4020,00 TL adli para cezası verildiği, bu hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyizin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.10.2008 tarih, 2008/1-198 esas, 2008/211 karar, 14.12.2010 tarih, 2010/4-210 esas, 2010/259 karar sayılı ilamlarında, uygulama hatası sonucu belirlenen eksik cezanın, aleyhe temyiz bulunmaması halinde kazanılmış hakka konu olacağı, maddi hata niteliğinde kabul edilerek düzeltilmesinin olanaklı olmadığı belirtildiğinden ve somut olayda da sonuç cezanın “5820 TL” yerine “4020 TL” olarak belirlenmesinin hesap hatası olmayıp, uygulama hatası olması nedeniyle “aleyhe bozma yasağına” konu olacağında kuşku bulunmadığından, hukuk güvenliği ilkesi de göz önünde bulundurularak,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında hakaret suçundan kurulan hükümle ilgili, Dairemizce verilen 25/12/2013 tarih ve 2012/24330 esas, 2013/33652 karar sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA,
…. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29/04/2010 tarih ve 2009/549 esas, 2010/326 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 125/1, 3-a, 4, 43/2, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca belirlenen 9 ay 21 gün hapis cezasının, TCK’nın 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca günlüğü 20 TL’den adli para cezasına çevrilmesi sırasındaki uygulama hatası nedeniyle sonuç adli para cezası 5.820 TL yerine 4.020 TL olarak belirlenmiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, itiraz yazısına uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.