Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/9953 E. 2014/29271 K. 16.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9953
KARAR NO : 2014/29271
KARAR TARİHİ : 16.10.2014

Yaralama suçlarından suça sürüklenen çocuk … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, ….Çocuk Mahkemesince verilen 29/12/2010 tarih ve 2009/449 esas, 2010/466 karar sayılı hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 09/12/2013 gün ve 2012/28871 esas, 2013/31122 karar sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanununda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Yaralama suçlarına ilişkin cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,
1- Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin yaralama eylemlerine ilişkin olarak ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, ….” oybirliği ile karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/02/2014 gün ve 2011/129559 sayılı yazısı ile;
“1-5271 sayılı CMK’nın 324/1 fıkrasında; “Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir.” şeklinde tanımlanmış olup avukatlık ücretleri yargılama giderlerinden sayılmıştır.
2-Yine 5271 sayılı CMK’nın 325/1 fıkrasında; “Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkum edilmesi halinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir.” denilerek kural olarak mahkum olan sanığın yargılama giderlerini ödeyeceği hüküm altına alınmıştır.
3-Ancak; Ülkemiz tarafından 4 Kasım 1950 tarihinde Roma’da imzalanarak kabul edilen ve 19.03.1954 yılında RG’de yayımlanan İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Koruma Sözleşmesi’nin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesinin 3-c bendinde ise “Kendi kendini müdafaa etmek veya kendi seçeceği bir müdafii veya eğer bir müdafi tâyin için mali imkânlardan mahrum bulunuyor ve adaletin selâmeti gerektiriyorsa, mahkeme tarafından tayin edilecek bir avukatın meccani yardımından istifade etmek,” her sanığın hakkı olarak kabul edilmiştir.
4-Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak sanığı savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden ekonomik ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan çocuk sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırılık teşkil edecektir.
Maddi olayda, …Çocuk Mahkemesinin 29/12/2010 tarih ve 2009/ 449 E- 2010/446 K sayılı ilamında zorunlu müdafii için ödenen 248 TL avukatlık ücretinin sanığa yükletilmesine ilişkin kararın, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/12/2013 gün ve 2012/28871 Esas, 2013/31122 Karar sayılı kararıyla onanmasının hukuka aykırı nitelikte olduğu, Yüksek Dairece verilen kararın bozulması ve hüküm fıkrasının yargılama giderleriyle ilgili bölümdeki “müdafilik ücreti olan 248 TL tutarındaki miktarın çıkartılmasına, karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar verilmesi istemiyle Yüksek Dairesinin kararına itiraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEK : Yukarıda açıklanan gerekçelere ve tüm dosya kapsamına göre,
1-İtirazımızın KABULÜNE
2-Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/12/2013 gün ve 2012/28871 Esas, 2013/31122 Karar sayılı kararıyla hükmün onanmasına ilişkin kararın kaldırılmasına ve… Çocuk Mahkemesinin 29/12/2010 tarih ve 2009/ 449 E- 2010/446 K sayılı ilamında zorunlu müdafii için ödenen 248 TL avukatlık ücretinin sanığa yükletilmesine ilişkin kararın hüküm fıkrasından çıkartılmasına, karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar verilmesi,
İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, yaralama suçlarından, suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin onanmasına dair, Dairemizin 18/11/2013 tarihli kararına ilişkin olup, hakaret suçundan verilen düzeltilerek onama kararı inceleme dışı bırakılmıştır.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 09.12.2013 tarih ve 2012/28871 esas, 2013/31122 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
…Çocuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2009/449 esas, 2010/466 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, yaş küçüklüğü nedeniyle zorunlu olarak atanan müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı biçimde yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; itiraz yazısına uygun olarak, “zorunlu müdafii ücreti olan 248 TL’nin suça sürüklenen çocuktan tahsiline ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması” biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA,
Dairemizin 09.12.2013 tarih ve 2012/28871 esas, 2013/31122 karar sayılı kararında yer alan ve itiraza konu edilmeyen hakaret suçuna ilişkin hükmün olduğu gibi bırakılmasına, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.