YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10281
KARAR NO : 2017/23572
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanık …’ya yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanıklar …, … ve …’nın silahlı tehdit eylemlerinden hükmolunan mahkumiyet kararlarının incelenmesinde;
a)-Tanık …’ın soruşturma aşamasında alınan 14.07.2012 tarihli ifadesinde sanıklar … ve …’nın “çocuğu götüreceğiz yoksa kan çıkacak” dediklerini ve sanıklar evden giderken sanık …’nın eşi müşteki …’yı telefonla aradığını, Şükran’ın ise korktuğunu söyleyerek telefonu kendisine verdiğini, sanık …’nın telefonda kendisine “…benim çocuğum bu gece gelecek yoksa orayı tarayacağım” dediğini, sanıklar … ve … evden çıktıktan bir dakika geçmeden sanıkların bindiği araçtan evlerine ateş edildiğine ilişkin beyanda bulunduğu halde, 12.02.2013 tarihli duruşmada alınan beyanında telefonda konuştuğu …’nın kendisine tehdit içerikli sözler söyleyip söylemediğini ve “evinizi tarattıracağım” dediğini hatırlamadığını beyanı etmesi, mağdurlar … ve …’in
soruşturma aşamasında alınan 14.07.2012 tarihli beyanlarında olay günü eve gelen sanıklar … ve …’nın tehtidinden bahsetmedikleri, mağdur …’nın sanıkların sadece “Yusuf’un olay çıkaracağını” söyledikleri, eve ateş edilme zamanı bakımından da mağdur …’ın sanıklar evden gittikten on dakika kadar sonra, mağdur … ise beş-on dakika kadar sonra ateş edildiğine dair beyanları karşısında, tanık …’ın belirtilen ifadelerinin kendi arasında ve mağdurların ifadeleri ile arasındaki çelişkiler giderilip, sanıklar Tahsin ve …’nın evdeyken tehdit sözleri söyleyip söylemedikleri, sanıklar evden gittikten ne kadar zaman sonra eve ateş edildiği belirlenerek, müşteki …’ın sanıklar Tahsin ve …’nın eve geldikleri sırada bindikleri aracı görüp görmediği hususları da sorulduktan sonra sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilede hüküm kurulması,
b)Kabule göre ise;
aa)-TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının belirtilmemesi,
bb)- Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.