YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10349
KARAR NO : 2015/31087
KARAR TARİHİ : 11.06.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/39510
Yaralama ve silahla tehdit suçlarından sanık Ç.. T..’in hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair, Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2011 tarihli ve 2009/150 esas, 2011/119 sayılı ilamının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün talebi üzerine 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 17. maddesi uyarınca güvence parası karşılığı infazın ertelenmesi kararındaki süreye hükümlü tarafından uyulmaması nedeniyle, güvence parasının Devlet hazinesine gelir kaydedilmesi talebinin, mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin, Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2014 tarihli ve 2009/150 esas sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2014 tarihli ve 2014/163 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2015 gün ve 39510 sayılı tebliğnamesiyle 8. Ceza Dairesine gönderilen dava dosyası, görevsizlik kararıyla Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, hükümlünün talebi üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 09/10/2013 ve 06/12/2013 tarihli kararları ile 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 17. maddesi uyarınca 2’ şer ay olmak üzere toplam 4 ay hükümlünün infazının ertelendiği, erteleme süresi sonunda teslim olmaması sebebiyle 1.500 ve 500 Türk lirası güvence parasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 115/2. maddesi gereğince Devlet hazinesine gelir yazılmasının mahkemesinden talep edildiği,
Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesince, güvence parasının CMK. hükümlerine göre değil, CİHK. hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle, mahkemelerinin görevsiz olduğuna karar verildiği,
Bu karara yönelik itiraz üzerine de, Anlara 3. Ağır Ceza Mahkemesince 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 98. 107 ve 110. maddeleri göz önüne alındığında, infazla ilgili olarak hüküm mahkemesinin karar vermesi gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de,
5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 17. maddesinde düzenlenen hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesine karar verecek olan merciin Cumhuriyet Başsavcılığı olduğu, anılan maddenin 5. fıkrasına göre erteleme isteminin kabulünün güvence gösterilmesine bağlanabileceği, ancak Cumhuriyet savcısının erteleme isteminin kabul veya reddine dair kararına karşı her hangi bir yasa yolunun mevzuatımızda bulunmadığı,
İnfaz sırasında verilecek kararlar, bu kararları verecek olan merciiler ve bu kararlara karşı hangi yasa yollarına başvurulabileceği hususunun, 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun ile 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nda gösterilmiş olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ise soruşturma ve kovuşturma aşamasına münhasır kurallar belirlediği, her ne kadar anılan Kanun’un “Güvence” başlıklı 113/1-a maddesinde. “1) Şüpheli veya sanık tarafından gösterilecek güvence, aşağıda yazılı hususların yerine getirilmesini sağlar:
a) Şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya altına alınabileceği diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır bulunması.” şeklinde bir düzenleme mevcut ise de, bu maddenin sadece güvence parasının alınabileceği halleri göstermek üzere düzenlendiği, yoksa infaz sırasında verilecek kararların Sulh Ceza Hakimliğince verileceği anlamına gelmeyeceği,
Diğer yandan 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 4. maddesinde, infaz hakimliklerinin görevleri belirtilmiş olup, bu görevlerin cezaların infazı sırasındaki işlem ve faaliyetlere ilişkin olduğu,
Keza 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 98, 107 ve 110. maddelerinde ise infaz sırasında hüküm mahkemesinden alınacak kararlara ilişkin düzenlemeler getirildiği nazara alındığında, 17. madde gereğince güvence karşılığında cezanın ertelenmesi halinde, süresinde teslim olunmaması nedeniyle güvence parasının Devlet hazinesine gelir kaydedilmesine karar verecek olan mercii ile ilgili olarak mevzuatımızda açık bir düzenleme bulunmadığından, bu hususta 5275 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre infaz hususunda genel görevli olan Cumhuriyet Başsavcılığınca bir karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın bu gerekçe ile kabulü yerine, yazılı şekildeki gerekçe ile hüküm mahkemesinin görevli kılınmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 27.12.2012 tarih, 2012/Bşk-41 esas ve 2012/41 karar; 27.12.2013 tarih, 2013/Bşk-213 esas ve 2013/219 sayılı kararları ile Yargıtay Kanununun 14. maddesine dayanarak Yargıtay Büyük Genel Kurulunca hazırlanan işbölümüne göre, özel ceza kanunlarından doğan ve başka bir dairenin görev alanına girmeyen suçlara ilişkin temyiz incelemesi görevi Yargıtay 19. Ceza Dairesine ait olduğu, bu kapsamda özel kanun niteliğindeki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanundan kaynaklanan dava ve işlere yönelik kanun yararına bozma isteminin de, Yargıtay 19. Ceza Dairesince incelenmesi gerektiği anlaşılmakla; Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 11.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.