YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10371
KARAR NO : 2015/29250
KARAR TARİHİ : 18.05.2015
Tebliğname No : 4 – 2012/116897
MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/12/2011
NUMARASI : 2011/430 (E) ve 2011/714 (K)
SUÇ : Tehdit
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın ve kardeşi olan tanık İ.. O.. Ç..’in, aşamalarda anlatımlarının hiç değişmemesine karşın, sanığın 30.09.2006 tarihli kolluk ve sorgu ifadesinde katılanı yaralamadığını savunması, katılana ait adli raporun savunmayı doğrulamaması, duruşma anlatımında ise olay yeri, nedeni ve şekli hakkında kısmen katılanın anlatımlarına paralel olacak şekilde ifade verdiği, eş olan sanıkla katılanın, 13.04.2004 tarihli ilk duruşmadan önce 18.01.2007 tarihinde boşanma kararlarının kesinleşmiş olması, aile konutunda ve saat 23.50 sıralarında meydana gelen olayda, doğal olarak aile bireylerinden birinin tanıklıkta bulunacağı, kaldı ki tanık İ.. O.. Ç..’in ifadesinin hayatın olağan akışı içinde gündelik yaşamdan edinilen karine niteliğindeki bilgilere aykırı bir yönünün de bulunmadığı, bu durumda;
a)Sanığın katılanı yaralama eyleminin adli raporla sabit olması nedeniyle, “sanık ile mağdur arasında boşanmadan kaynaklanan husumet olması, boşanma davasında avantajlı konuma geçmek için nafaka ve velayet konusunda üstün taraf olmak için tehdit iddialarının ortaya atılması olasılığının çok yüksek olduğu”,
b)Tanığın, sadece katılanın kardeşi olmasının, anlatımlarının taraflı olduğuna karine teşkil etmeyeceği, bunun yanında “tanık İ.. O.. Ç.. in bu olayda gerçekleri söylemesinin beklenemeyeceği, mağdurun yönlendirmesi sonucu ve mağdurun isteği doğrultusunda beyanda bulunmuş olabileceği, sözlerine güvenilmeyeceği” şeklindeki gerekçelerin de varsayımdan ibaret olduğu,
Anlaşılmakla, sanığın yüklenen eylemden mahkumiyeti yerine yetersiz gerekçelerle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan A.. Ç.. vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.