Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/11111 E. 2019/11687 K. 25.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11111
KARAR NO : 2019/11687
KARAR TARİHİ : 25.06.2019

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan sanıklar … ve … müdafii, 26.11.2013 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile sanıklar müdafii olarak müvekkilleri hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümleri temyiz ettiği, katılan … vekili sıfatıyla sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmünü temyiz etmediği, 31.12.2013 havale tarihli dilekçesi ile katılan vekili sıfatıyla temyiz ettiği, katılan sanık … vekilinin de sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan beraat ve sanıklar … ile … hakkında hakaret suçlarından kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümleri katılan vekili sıfatıyla, kendi müvekkili hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmü de sanık müdafii sıfatıyla temyiz ettiği belirlenerek dosya görüşüldü:
1) Katılan … vekilinin, sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün temyizinde;
Katılan … vekilinin yüzüne karşı verilen ve temyiz yolu yöntemince kendisine açıklanan hükmü, katılan vekili sıfatıyla 1412 sayılı CMUK’nın 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra temyiz ettiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, katılan … vekilinin TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2) Katılan … Buldan vekilinin, sanık … hakkında yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmünün temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eyleme ve yükletilen suça yönelik temyiz iddiaları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılan sanık … hakkında yaralama suçundan mahkumiyet, hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş olması karşısında, beraat ettiği yaralama suçu yönünden sanık lehine vekalet ücreti Devlet Hazinesine yükletilmeyeceği gibi katılan …’dan da alınarak sanığa verilmesine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan … vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, “ vekalet ücreti ödenmesine” ilişkin kısmın hükümden çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün, bu bağlamda ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet, hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına, sanıklar … ve … hakkında hakaret suçlarından kurulan ceza verilmesine yer olmadığında dair hükümlerin temyizinde;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanık …’e isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, yine sanıklar …, … ise …’a isnat edilen TCK’nın 125/1. maddesi kapsamındaki hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ile … müdafii ile katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.