Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/11324 E. 2019/13967 K. 18.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11324
KARAR NO : 2019/13967
KARAR TARİHİ : 18.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, tehdit, 6136 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen 6136 sayılı Kanuna muhalefet eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanığın adli sicil kaydına konu tekerrüre esas en ağır cezaya ilişkin Elbistan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/16 E.- 2010/72 sayılı ilamı yerine, iki ayrı mahkeme ilamının tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının hükümden ” Elbistan 1. Asliye Ceza mahkemesi’nin 30.04.2010 tarih, 2009/537 Esas, 2010/240 karar sayılı ilamı” şeklindeki ifadelerin çıkartılarak, DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA,
2-Yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a- Sanığın müştekileri aynı zaman diliminde kısa aralıklarla tehdit etmesi eylemi nedeniyle TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, iki ayrı mahkumiyet hükmü kurularak fazla ceza verilmesi,
b-Sanığın, müştekiye bahçe içerisinde bulunan 12 adet tavuğun etrafı kirlettiğini söylemesi üzerine çıkan tartışmada, mağdur …’in kendisine yumrukla vurduğunu belirtmesi ve bu anlatımın mağdur beyanı ve adli rapor içeriğiyle de doğrulanması, ayrıca mağdurun tehdit ve hakaret içerikli sözler söylediğini belirtmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre sanık lehine TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c- Sanığın adli sicil kaydına konu tekerrüre esas en ağır cezaya ilişkin Elbistan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/16 E.-2010/72 sayılı ilamı yerine, iki ayrı mahkeme ilamının tekerrüre esas alınması,
d-Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.