YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14390
KARAR NO : 2015/31617
KARAR TARİHİ : 18.06.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/37801
Silahla tehdit ve hakaret suçlarından dolayı hapis cezasına hükümlü T.. P..’in, bu cezasını Geyve Açık Ceza İnfaz Kurumunda infaz ettiği sırada, başka bir olay nedeniyle 18/07/2014 tarihinde Geyve Cumhuriyet Savcısı Muhammet Kürşat Kendir tarafından ifadesi alındığı esnada, Cumhuriyet savcısına hitaben “sen görürsün, kendini yaktın, ülke kimlere kalmış, siz adam değilsiniz, savcısınız, taraflısınız” şeklinde sarf ettiği sözler sebebiyle, 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 44/2-j maddesinde belirtilen, “kurum görevlilerine hakaret veya tehditte bulunmak” eylemini işlediği gerekçesiyle, 10 gün hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına dair, Geyve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 23/07/2014 tarihli ve 2014/242 sayılı kararına yönelik, şikayetin reddi ile disiplin cezasının onaylanmasına dair, Sakarya İnfaz Hakimliğinin 08/08/2014 tarihli ve 2014/1191 esas, 2014/1224 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/08/2014 tarihli ve 2014/1116 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2015 gün ve 37801 sayılı tebliğnamesiyle 19. Ceza Dairesine gönderilen dava dosyası, görevsizlik kararıyla Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, hükümlünün başka bir olay sebebiyle Cumhuriyet savcısı tarafından ifadesinin alındığı esnada, Cumhuriyet savcısına yönelik sözlerinden dolayı 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 44/2-j maddesi uyarınca hakkında disiplin cezası uygulanmış ise de, Cumhuriyet savcısının ceza infaz kurumu personeli olmadığı, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün 18 ve devamı maddelerinde kurum personelinin kimlerden oluşacağının belirtildiği, hükümlünün kurum dışında, kurum personeli olmayan kamu görevlisine karşı gerçekleştirdiği eyleminin, ceza kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği,
Ayrıca benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 31/08/2006 tarihli ve 2006/10881 esas, 2006/09823 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5275 sayılı Kanun’un 48/3-a maddesi 1. cümlesinde yer alan “hücreye koyma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır.” şeklindeki düzenlemenin kesinleşmiş hücre cezaları için geçerli olduğu, anılan Kanun’un 52. maddesi yollamasıyla disiplin cezalarına karşı şikâyet ve itiraz durumunda 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı, Disiplin Kurulu Başkanlığınca verilen hücreye koyma cezasının kesinleşmesinden sonra, infazı için infaz hâkimliğine onaya sunulacağı, 4675 sayılı Kanun’un 6/3. maddesinde yer alan, “İnfaz hakimi, inceleme sonunda şikayeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, hükümlü hakkındaki hücreye koyma cezasının onaylanmasına bu aşamada karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönlerden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Yüksek 19. Ceza Dairesinin 07.05.2015 tarih ve 2015/2551-1264 sayılı kararı ile dosya görev yönünden Dairemize gönderilmiş ise de, Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 27.12.2012 tarih, 2012/Bşk-41 esas ve 2012/41 karar; 27.12.2013 tarih, 2013/Bşk-213 esas ve 2013/219 sayılı kararları ile, Yargıtay Kanununun 14. maddesine dayanarak Yargıtay Büyük Genel
Kurulunca hazırlanan işbölümüne göre, özel ceza kanunlarından doğan ve başka bir dairenin görev alanına girmeyen suçlara ilişkin temyiz incelemesi görevi Yargıtay 19. Ceza Dairesine ait olduğu, bu kapsamda özel kanun niteliğindeki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanundan kaynaklanan dava ve işlere yönelik kanun yararına bozma isteminin de, Yargıtay 19. Ceza Dairesince incelenmesi gerektiği anlaşılmakla; Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosyanın Yargıtay Başkanlar Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 18.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.