Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/14392 E. 2015/31618 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14392
KARAR NO : 2015/31618
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/176777

Tehdit ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’a muhalefet suçlarından sanık M.. E..’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümle, 43/2, 4320 sayılı Kanun’un 2. maddesi (iki defa), 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis ve iki kez 1.500 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Turhal Sulh Ceza Mahkemesinin 19/10/2010 tarihli ve 2010/334 esas, 2010/514 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, anılan Mahkeme tarafından daha önce verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümle, 43/2, 4320 sayılı Kanun’un 2. maddesi (iki defa), 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis ve iki kez 1.500 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Turhal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2014 tarihli ve 2014/994 esas, 2014/359 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2015 gün ve 176777 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, 4320 sayılı Kanun’un 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 08/03/2012 tarih ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 23. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, 4320 sayılı Kanun ile koruma kararına aykırı davrananlar için üç aydan altı aya kadar hapis cezası öngörülmüş iken, 6284 sayılı Kanun’un 13/1. maddesinde üç günden on güne kadar zorlama hapsinin öngörülmüş olduğu, bu haliyle işlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimsenin cezalandırılmayacağı nazara alındığında, sanığın yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Kanun yararına bozma isteminin sanık M.. E.. hakkında, 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik olması ve tehdit suçunun isteme konu edilmemesi karşısında; İddianamede açıklanan ve hükümde kabul edilen eyleme, Yargıtay Yasasının 14. maddesine, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun kararına, kanun yararına bozma isteminin kapsamına ve tebliğname tarihine göre, işin incelenmesi Yüksek 19. Ceza Dairesinin görevine girdiğinden, dosyanın ilgili daireye sunulmak üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 18.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.