Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/14679 E. 2019/14709 K. 30.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14679
KARAR NO : 2019/14709
KARAR TARİHİ : 30.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit
HÜKÜMLER : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Soruşturma aşamasında beyanları alınan ve olay hakkında bilgileri olduğu anlaşılan tanıklar …, …, … ve … kovuşturma aşamasında usulüne uygun olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Somut olayımızda, sanıkların katılana söylediği iddia ve kabul edilen “sizi kaldıracağız” biçimindeki sözlerin objektif olarak korkutucu nitelikte bulunması ve tehdit suçunda tasarlama unsurunun aranmaması nedeniyle suçun oluşacağı gözetilmeden, anılan sözlerin katılan üzerinde korkutucu etki yaratmadığı şeklindeki, yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi, ayrıca hükümde sanığın üzerine atılı tehdit suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği belirtilerek gerekçe ile hüküm arasında da çelişki ve karışıklığa yol açılması,
3-Bozmaya uyularak yapılan değerlendirme neticesinde sanıkların eylemlerinin TCK’nın 106/1-1.maddesine uyduğunun kabulü halinde; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanıklara isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.