Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/16500 E. 2019/16255 K. 21.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16500
KARAR NO : 2019/16255
KARAR TARİHİ : 21.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, o yer Cumhuriyet savcısının, sanık … hakkında silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında, üzerine atılı suçlamayı istikrarlı şekilde kabul etmemesi, olayın görgüye dayalı tanığının bulunmaması, sanığın annesinin olay yerinde bulunduğu, ancak sanığın atılı suçu işlemediği yönünde beyanda bulunduğu; suçta kullanıldığı iddia edilen bıçağın ele geçirilememiş olması ve atılı suçun işlendiğine dair sanıkla aralarında kira alacağı nedeniyle husumet bulunduğu anlaşılan mağdurların soyut iddialarından başka delil bulunmaması karşısında, sanığın üzerine atılı silahla tehdit eylemini gerçekleştirdiğine dair mahkumiyetine yeter derecede her türlü şüpheden uzak, yasal, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamı ve delillerle uygun olmayan şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Sanığın aşamalardaki savunmalarında, ev sahibi olan mağdur …’ın evine gelip kendisini tehdit etmesi üzerine tartıştıklarını belirtmesi karşısında, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması açısından ilk haksız eylemin kimden kaynaklandığının araştırılması, tespit edilemediği takdirde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
21/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.