YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16594
KARAR NO : 2019/12456
KARAR TARİHİ : 03.07.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Şantaj, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet,beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık hakkında şantaj, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılanın temyiz talebinin incelemesinde;
Temyiz eden katılan …’ın, 03.11.2015 tarihli dilekçesiyle şikayetten vazgeçtiğini beyan etmesi nedeniyle hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca …’ün, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanığın temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise,suç tarihi itibariyle uzlaşma önerisinin yapıldığı sırada 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de;
a)Sanık hakkında, iddianamede “senin için kötü olur, rezil edeceğim, Adanayı dar edeceğim” şeklinde TCK’nın 106/1-2. cümlesi kapsamındaki sözler söylediğinden bahisle dava açıldığı halde, iddianamede yer almayan sözlerin dikkate alınması suretiyle TCK’nın 106/1-1. maddesi kapsamında tehdit suçundan hüküm kurulması,
b)Katılan …’ün, hükümden sonra 03.11.2015 havale tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesi verdiğinin anlaşılması karşısında, hakaret suçu yönünden sanığa vazgeçmeye karşı diyecekleri sorularak, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu,
c)Sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nın 231/8. maddesine 28/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihi itibariyle engel oluşturmaması karşısında, ”daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu” şeklindeki yerinde görülmeyen gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.