Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/18384 E. 2019/16563 K. 23.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18384
KARAR NO : 2019/16563
KARAR TARİHİ : 23.10.2019

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında katılan …’e karşı silahla kasten yaralama suçundan açılan dava ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içinde bir karar verilebileceği belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık hakkında katılan …’e karşı hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Sanık hakkında katılanlara karşı tehdit ve katılan …’e yönelik kardeşe karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince;
1-Tehdit suçu yönünden;
Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, tanık …’un sanığın beyanlarını desteklediği, katılanların da duruşmada tekrar ettikleri soruşturma beyanlarında sanığın olay günü kendilerini tehdit ettiğine ilişkin bir anlatımlarının bulunmamasına rağmen, tanık…’ın aşamalarda sanığın katılan …’i tehdit ettiğini beyan etmesi karşısında; katılanlar ve tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, tanık…’ın beyanlarının ne şekilde sanık savunmasına üstün tutulduğu da yeterince açıklanıp tartışılmadan, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Her iki suç yönünden;
a)Sanığın 10/05/2013 tarihli kolluk ifadesinde, …’in olaya şahit olduğunu beyan etmesine karşın, adı geçen tanık kovuşturma aşamasında dinlenilmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hükümler kurulması,
b)Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
c)Sanık ile katılanların aşalamalarda, sınır anlaşmazlığı nedeniyle aralarında husumet bulunduğunu beyan etmeleri karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanma ihtimalinin tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyat savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.