YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19086
KARAR NO : 2015/34171
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
Tebliğname No : 14 – 2013/275540
MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/06/2013
NUMARASI : 2012/195 (E) ve 2013/470 (K)
SUÇLAR : Tehdit, cinsel taciz
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; tehdit suçunda temel ceza belirlenirken uygulanan kanun maddesi “106/2-a.” maddesi yerine “106/2-b” olarak yanlış gösterilmiş ise de, sonuca etkili bulunmayan ve maddi yanılgıdan kaynaklanan bu yanlışlığın yerinde düzeltilebileceği kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ve cinsel taciz eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Hakkında hükmün açıklanması geri bırakılan ve CMK’nın 231/8. maddesinde üç bent halinde sayılan denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanığın durumu değerlendirilip, aynı maddenin 11. fıkrasına göre cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin yeni bir hüküm kurulması mümkün ise de, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümde herhangi değişiklik yapma imkânı bulunmadığı, hükmün ilk şekliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, denetim süresi içinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Cinsel taciz suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin, tehdit suçundan hüküm kurulurken ise; mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden uygulanamayacağının, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık Ö.. A.. ve müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları tebliğnameye aykırı olarak, cinsel taciz suçuna ilişkin hükümden hak yosunluklarına ilişkin fıkranın çıkarılması, tehdit suçundan kurulan hükümde ise; “Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden uygulanmamasına, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına”, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.