Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/1959 E. 2019/8756 K. 13.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1959
KARAR NO : 2019/8756
KARAR TARİHİ : 13.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Müşteki …’nın, temyiz aşamasında 14/11/2013 tarihli dilekçe ile şikayetinden vazgeçmesi ve hakaret suçunun takibinin şikayete bağlı bulunması karşısında, TCK’nın 73/4. maddesi uyarınca sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği saptanarak sonucuna göre davanın düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
2)Olayda kullanıldığı iddia olunan tüfeğin ele geçmemiş olması, yargılama aşamasında dinlenen tanıklar … ve …’nın, olay anlatımlarında sanığın elinde tüfek olmadığını belirtmeleri, yine soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan …’nın da, sanığın silah çekmediğinin beyan etmesi karşısında; sanığın tehdit eylemi sırasında tüfek kullanıp kullanmadığı açığa kavuşturulmadan ve buna ilişkin kanıtlar gösterilmeden, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
3)İki numaralı bozma sebebine uyularak, yapılan değerlendirme sonucunda eylemin TCK 106/1. maddesi kapsamında kaldığının kabulü halinde; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise sanığın vazgeçmeyi kabul etmemesi halinde, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4)Kabule göre de;
a)Sanığın, olaydan önce telefonda müşteki …’nın kendisine küfür ettiğini belirtmesi, …’nın da soruşturma aşamasında “abim ve …. telefonda karşılıklı küfürleştiler” şeklinde beyanda bulunması karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre sanık hakkında hakaret suçunda TCK’nın 129. silahla tehdit suçunda ise aynı Kanunun 29. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b)Sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas gösterilen ilamda birden fazla hükümlülük kararı bulunması karşısında, 5275 sayılı CGTİHK’nin 108/2. maddesi gözetilerek hangi hükümlülüğün tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi,
c)Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, TCK’nın 58/7. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri süresinin de belirlenmesi,
d) Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.