YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/21379
KARAR NO : 2015/35190
KARAR TARİHİ : 09.10.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/238137
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/09/2008
NUMARASI : 2007/351 (E) ve 2008/484 (K)
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, görevi kötüye kullanma, 6136 sayılı Kanuna aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, gerekçeli kararda temyiz süresinin ne zaman başlayacağı, şekli ve istemin yapılacağı merciin gösterilmediğinin belirlenmesi karşısında, temyiz taleplerinin süresinde olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık Y.. Ç…’a yükletilen 6136 sayılı Kanuna aykırılık eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık Y…Ç…’un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Sanık Y.. Ç… hakkında tehdit ve hakaret suçlarından, sanık O.. Ç.. hakkında ise görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir
Ancak;
1-Sanık O.. Ç.. hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümden sonra 19.12.2010 tarihli ve 27790 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.12.2010 gün ve 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nun 257. maddesinin 1 ve 2. fıkralarındaki hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının yeniden belirlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sonuç itibariyle lehe olan yasanın tespiti yönünden yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2-Sanık Y… Ç…’un, hakaret eylemini, katılan Ayşe ve müşteki Ahmet’e karşı tek fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca cezanın artırılması gerektiği gözetilmeden, mağdur sayısınca hüküm kurularak fazla ceza tayini,
3-CMK’ nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, sanık Y… Ç…’un katılan İlker’e karşı hakaret suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak dava açılmayan suçtan, mahkumiyet kararı verilmesi,
4-Hükmün gerekçe kısmında, sanık Y… Ç…’un, katılan İlker’e karşı başına silah dayamak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği ve TCK’nın 106/2-a maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiğinin oluşa uygun kabulü karşısında, sanık hakkında aynı Kanunun 106/1. maddesinden hüküm kurularak eksik ceza tayini,
5-Kabule göre de;
a-)Sanık Y.. Ç… hakkında katılan İlker’e yönelik tehdit eylemi nedeniyle uygulanan Kanun maddesinin “106/1” yerine “125/1” olarak yanlış gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
b-)Sanık O.. Ç.. hakkında görevi kötüye kullanma suçundan hükmedilen sonuç cezanın adli para cezası olması karşısında, TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar Y…Ç… ve O.. Ç..’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamaye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.