YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/21405
KARAR NO : 2015/36881
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, iddianame anlatımında “…şüpheli İ.’ın, müştekiler S.. Ç.. ve Ş.. T..’ün evinin önüne geldiği, şüpheli H.’den aldığı silahla müştekiler S.. Ç.. ve Ş.. T..’ün evinin giriş kapısına doğru 2 el ateş ettiği, mermilerin müştekilere ait evin giriş kapısına isabet ettiği ve kapının zarar gördüğü…” ifadelerine yer verilerek sanık İ.. H.. hakkında TCK’nın 152/1-a, 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddelerinin uygulanması istemi ile dava açılmış, mahkeme ise eylemi silahlı tehdit olarak vasıflandırmış ise de, iddianame anlatımında unsurları birbirinden farklı olan silahlı tehdit ve mala zarar verme suçlarının her ikisine de yer verildiği, bunun yanında sanığın tehdit amacıyla mala zarar verdiğinin iddia edilmiş olması nedeniyle TCK’nın 106/3. maddesi gereğince her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulacağının düzenlendiği, mahkemenin, eylemlerin tek suç olduğuna ya da mala zarar verme suçunun oluşmadığına dair bir kabulünün ve uygulamasının olması karşısında, mala zarar verme suçlamasıyla açılan davada zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülerek yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen 6136 sayılı Kanuna aykırılık eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık İ.. H..’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
3-Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
20.12.2012 tarihinde saat 21.00 sıralarında katılan S.. Ç..’ın evinin kurşunlanması olayı nedeniyle aynı gün katılanın verdiği ifadede, ateş edenin kim olduğunu görmediğini ancak aralarında husumet bulunan H.. Ö..’in yapmış ya da yaptırmış olabileceğini söylediği, 21.12.2012 tarihinde saat 11.30 da gözaltına alınan H.. Ö..’in, cezaevinden arkadaşı olan sanık İ.. H..’ın, kasap dükkanında bulunan tabancayı kendisinden habersiz aldığını, katılanın evinin kurşunlanması ile ilgisinin olmadığını ifade ettiği, aynı gün 13.30 tarihinde göz altına alınan sanık İ.. H..’ın, cezaevinden tanıdığı H.. Ö..’in, katılandan alacağı olduğunu, kendisine hap ve tabanca verdiğini, katılandan parayı istemesini, vermezse ayaklarından vurmasını söyleyerek kendisini azmettirdiğini, tabancayı alarak katılanın oturduğu sokağa gelip, tabanca ile havaya ateş ettiğini ifade ettiği, katılanın avlu kapısında 2 adet mermi izi bulunduğunun tespit edildiği, sanık İ.. H..’ın savunmasına istinaden H.. Ö.. hakkında da tehdit ve mala zarar verme suçlarına azmettirmeden dava açıldığı, ancak kovuşturma aşamasında ölmesi nedeniyle H.. Ö.. hakkında düşme kararı verildiği, kabulün de bu yönde olduğu olayda;
Azmettiren belli değilken, sanık İ.. H..’ın verdiği ifade ile azmettirenin ortaya çıktığı ve hakkında dava açıldığı anlaşılmakla; sanık hakkında TCK’nın 38/3. maddesi ile hükmolunan cezada indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık İ.. H..’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.