Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/2180 E. 2019/10260 K. 30.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2180
KARAR NO : 2019/10260
KARAR TARİHİ : 30.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, şantaj
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, sanığın savunmasını tanık …’ın, katılanın iddiasını ise tanık ….’ın doğrulaması ve yine bu tanığın, sanığın katılana yönelik tehdit ve şantaj eylemlerini telefon konuşmasında duyduğunu beyan etmesi karşısında; tanık …’ın duyduğu telefon konuşmasının tarihi belirlenerek bu tarihe yönelik sanığın cep telefonunun iletişim tespiti bilgileri ile kurumdan getirtildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Kabule göre ise;
a-Sanığın katılana söylediği iddia ve kabul olunan sözlerin bir bütün halinde şantaj suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, şantaj ve tehdit suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması,
b-TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkca irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğiyle uyumli olmayan “suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, kasta dayalı kusurun ağırlığı, failin amaç ve saiki…” gibi maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle, temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla ceza tayini,
c-Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.