Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/22390 E. 2015/34625 K. 01.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/22390
KARAR NO : 2015/34625
KARAR TARİHİ : 01.10.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/233468

Tehdit suçundan sanık B.. B..’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, Niğde 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 18/01/2013 tarihli ve 2010/1349 esas, 2013/38 sayılı kararının infazı sırasında, yasal süre içinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne mazeretsiz başvurmaması nedeni ile Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 09/10/2014 tarihli talebinin kabulü ile hükümlü B.. B..’in, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/7. maddesi gereğince 15 gün disiplin hapsi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Niğde İnfaz Hâkimliğinin 13/10/2014 tarihli ve 2014/1151 esas, 2014/1148 karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2015 gün ve 233468 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/7. maddesindeki “Cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde, bu madde hükümlerine göre kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hakimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on beş günden az veya üç aydan fazla olamaz” hükmüne göre, belirlenen denetim süresi içerisinde yükümlülük verilmemiş ise Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 96. maddesinde belirtilen rehberlik çalışmalarına katılma yükümlülüğünün denetimli serbestlik müdürlüğünce uygulanması ve bu yükümlülüğe uymama halinde yükümlü hakkında aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca işlem yapılması gerektiği; ayrıca disiplin cezasına gerek olmadığı hâlde, bu yöndeki istemin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 27.12.2012 tarih, 2012/Bşk-41 esas ve 2012/41 karar; 27.12.2013 tarih, 2013/Bşk-213 esas ve 2013/219 sayılı kararları ile Yargıtay Kanununun 14. maddesine dayanarak Yargıtay Büyük Genel Kurulunca hazırlanan işbölümüne göre, özel ceza kanunlarından doğan ve başka bir dairenin görev alanına girmeyen suçlara ilişkin temyiz incelemesi görevinin Yargıtay 19. Ceza Dairesine ait olduğu, bu kapsamda özel kanun niteliğindeki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanundan kaynaklanan dava ve işlere yönelik kanun yararına bozma isteminin de, Yargıtay 19. Ceza Dairesince incelenmesi gerektiği anlaşılmakla; Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 01/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.