Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/23810 E. 2015/36745 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23810
KARAR NO : 2015/36745
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

Tebliğname No : KD – 2015/254162

Yaralama suçundan sanıklar S.. E.., A.. Ç.., A..T.., M.. K.., M.. Y.. ve S.. H.. hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Keles Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 09.07.2012 gün ve 2011/1 esas, 2012/39 karar sayılı hükmün sanıklar A.. Ç.., S.. E.., M..K.. müdafii ile diğer sanıklar tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 30.03.2015 gün ve 2012/35141 esas, 2015/25514 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre,sanık A.. Ç..’ın yokluğunda verilen hükmün adli tatil içerisinde tebliğinin yapıldığı, adli tatil içerisinede süreler işlemeyeceğinden, temyiz talebinin reddine ilişkin 13/08/2012 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen tehdit ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı,bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanıkların tekerrüre esas alınan hükümlülüğü kararda gösterilmemiş ise de, adli sicil kaydında yer alan ve en ağır cezayı içeren mahkumiyetlerin 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince infaz evresinde tekerrüre esas alınabileceği yine adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık A.. Ç.. hakkında, TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanıklar A..Ç.., S.. E.., M..K..müdafii ile sanıklar A..T.., S..H..ve M.. Y..’’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDİFİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/09/2015 gün ve 2015/254162 sayılı yazısı ile;
“Sanıklar A..Ç.., S.. E.., M..Y.., M.. K.., S.. H.. ve A..T.. hakkında müşteki M..K..’ a yönelik işledikleri iddia edilen suçlardan kasten yaralama ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK’ nun 86/2 maddesi uyarınca önce 1 yıl hapis cezasına hükmedildikleri, sonrasında 86/3-e maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırım yapılmasına rağmen 2 yıl hapis cezasına hükmedildiği diğer suçlar hakkında verilen cezalarla birlikte kasten yaralama suçuna ilişkin cezanın da temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. CD’ nin 30.03.2015 tarihli 2012/35141 esas ve 2015/25514 karar sayılı kararı ile onanmıştır.
Keles Asliye Ceza Mahkemesi sanıklar hakkında verdiği cezalardan kasten yaralama suçuna ilişkin verilen cezada hata yapıldığı, sanıklar hakkında TCK’nın 86/2 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 1 yıl hapis cezası verilmiş ve suçun silahla işlenmesi nedeniyle 86/3-e maddesi uyarınca yarı oranında (1/2) artırım yapılmasına karar verilmiş ve sonuçda, 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken hatalı hesaplama sonucunda 2 yıl hapis cezası olarak karar verilmiş ve verilen kararda Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir,
Sonuç ve istem: Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre;
1-İtirazımızın KABULÜNE,
2-Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2012/35141 esas 2015/25514 karar sayılı kararıyla sanıklar S.. E.., A.. Ç.., A.. T.., M.. K.., M..Y..ve S..H.. hakkında kasten yaralama suçundan verilen Onama kararının KALDIRILMASI,
3-Keles Asliye Ceza Mahkemesinde 09/07/2012 gün ve 2011/1 (E) ve 2012/39 (K) sanıklar S.. E.., A.. Ç.., A..T.., M.. K.., M.. Y..ve S..H.. hakkında kasten yaralama suçundan verilen 2 yıl hapis cezasının hatalı olarak hesaplandığından,
TCK’nın 86/2 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 1 yıl hapis cezası verilmiş ve suçun silahla işlenmesi nedeniyle 86/3-e maddesi uyarınca yarı oranında (1/2) artırım yapılarak sonuçda, 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASI,
4-İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi,
İtirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, yaralama suçundan sanıklar S.. E.., A.. Ç.., A.. T.. M.. K.., M.. Y.. ve S..H..akkında verilen mahkumiyet kararının onanmasına dair, Dairemizin 30.03.2015 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 30.03.2015 gün ve 2012/35141 esas, 2015/25514 karar sayılı yaralama suçlarına yönelik onama kararlarının KALDIRILMASINA,
Keles Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09.07.2012 gün ve 2011/1 esas, 2012/39 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık A..Ç..’ın yüzüne karşı verilen hükümde kanun yolunun yöntemince tefhim edilmemesi karşısında temyiz süresinin tebliğle başlayacağı, adli tatilde yapılan tebligat sonrasında adli tatil içersinde süreler işlemeyeceğinden, temyiz talebinin reddine ilişkin 13/08/2012 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Sanıkların tekerrüre esas alınan hükümlülükleri kararda gösterilmemiş ise de, adli sicil kaydında yer alan ve en ağır cezayı içeren mahkumiyetlerin 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince infaz evresinde tekerrüre esas alınabileceği yine adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık A.. Ç.. hakkında, TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak,
TCK’nın 86/3-e maddesi uyarınca sanıkların cezalarında oranında artırım yapılırken, hesap hatası yapılarak, sonuç cezanın, 1 yıl 6 ay yerine, 2 yıl olarak fazla belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar A..Ç.., S.. E.., M.. K.. müdafii ile sanıklar A..T.., S..H..ve M..Y..’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, tebliğnameye uygun olarak, “ hükmün B)2- numaralı kısmındaki sonuç cezanın “SANIKLARIN AYRI AYRI 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA” biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMASINA,
Dairemizin 30.03.2015 tarih ve 2012/35141 esas, 2015/25514 karar sayılı kararında yer alan ve itiraza konu edilmeyen, sanıkların tehdit suçlarına ilişkin hükümlerin olduğu gibi bırakılmasına, 27/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.