YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2871
KARAR NO : 2017/22465
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, 6136 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık … hakkında 03.07.2006 tarihli iddianame ile 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı halde, bu suçla ilgili olarak hüküm kurulmamışsa da, mahallinde zamanaşımı içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık …’a yükletilen 6136 sayılı Kanuna aykırılık ve silahla yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalardan ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Silahla yaralama eyleminden kurulan hüküm bakımından TCK’nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde infazda gözetilebileceği,
Anlaşıldığından sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Katılan sanık …’nın silahla tehdit ve yaralama eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar …, … ve …’in yaralama eylemlerinden kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesine gelince;
a)Sanık …’nın suç tarihinde sabıkasız olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak cezalarının ertelenmesi karşısında, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanan sanık … hakkında, müdafiinin de son celsedeki talebi karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
b)Sanıklar …, … ve …’in soruşturma aşamasında katılan sanık …’ya vurduklarını beyan etmeleri ve katılan sanık …’nın da anlatımının bu yolda olması ve burnunda kemik kırığı olduğuna ve yaralanmasının basit tıbbi bir müdahale ile giderilemeyeceğine ilişkin doktor raporu karşısında, sanıklar …, … ve … hakkında kovuşturma aşamasındaki suçu işlemedikleri yolundaki savunmaları gözetilerek anlatımlar arasındaki çelişkiler giderilmeden “yaralama suçlarını işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği” şeklindeki yeterli olmayan gerekçe ve eksik inceleme sonucu beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.