Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/3578 E. 2015/33618 K. 11.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3578
KARAR NO : 2015/33618
KARAR TARİHİ : 11.09.2015

Tebliğname No : KD – 2015/5579
Tehdit suçundan sanık Y.. Y.. hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Horasan Sulh Ceza Mahkemesince verilen 07.12.2012 tarih ve 2011/175 esas, 2012/185 karar sayılı hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 16.10.2014 gün ve 2014/35756 esas, 2014/29124 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık Y.. Y..’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/03/2015 gün ve 2015/5579 sayılı yazısı ile;
“Sanık Y.. Y.. hakkında tehdit suçundan yapılan yargılama sonunda; sanığın TCK’nun 106/1, 62, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ve mükerrirlere özgü infaz rejimi mahkumiyetine ilişkin Horasan Sulh Ceza Mahkemesinin 07/12/2012 tarih ve 2011/175 Esas- 2012/185 Karar sayılı hükmün, Duruşmada sanığın yüzüne 07/12/2012 tarihinde tebliğ edildiği, sanık tarafından 07/12/2012 tarihli dilekçe ile temyizi üzerine, temyiz isteminin süresinde olmadığından reddine dair tebliğname düzenlendiği, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16/10/2014 gün ve 2014/35756 Esas, 2014/29124 Karar sayılı ilamı ile de sanığın bir haftalık süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de;
Sanığın yüzünde verilen hükmün, yukarıda belirtildiği üzere duruşmada bulunan sanığın yüzüne 07/12/2012 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın ise esasen 07/12/2012 tarihinde süre tutum temyiz niteliğinde bulunan dilekçesini Mahkemesine verdiği, bu nedenle sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla;
1) Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16/10/2014 gün ve 2014/35756 Esas, 2014/29124 Karar sayılı kararının KALDIRILMASI,
2) Horasan Sulh Ceza Mahkemesinin 07/12/2012 tarih ve 2011/175 Esas- 2012/185 Karar sayılı kararının, süresinde temyiz isteminde bulunan sanık Y.. Y.. hakkında ESASA İLİŞKİN TEMYİZ İNCELEMESİ YAPMAK ÜZERE KARAR VERİLMESİ,
Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, tehdit suçundan sanık Y.. Y.. hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminin, süre yönünden reddine dair Dairemizin 16.10.2014 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçesi, sanığın temyiz isteminin süresinde olması nedeniyle yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 16.10.2014 gün ve 2014/35756 esas, 2014/29124 karar sayılı ret kararının KALDIRILMASINA,
Horasan Sulh Ceza Mahkemesince verilen 07.12.2012 tarih ve 2011/175 esas, 2012/185 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/2. maddesinde, (Anayasa Mahkemesinin 23/07/2009 tarihli ve 2006/65 E., 2009/114 K. sayılı iptal kararı öncesi) “İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler, temyiz olunamaz.” Aynı kanun maddesinin son fıkrasında ise, “Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz” şeklindeki hükümlere aykırı olarak, karar tarihi itibariyle kesin olan 586 TL adli para cezasına ilişkin ilamın ve infaz tarihi üzerinden 3 yıl geçtiği için tekerrüre esas teşkil etmeyen diğer ilamların tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı ve sanık Y.. Y..’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası itiraz yazısına uygun olarak, “mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulamasına ilişkin bölümün karardan çıkarılması” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 11.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.