Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/7994 E. 2019/10909 K. 17.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7994
KARAR NO : 2019/10909
KARAR TARİHİ : 17.06.2019

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, basit yaralama, hakaret, kumar oynatmak için yer temin etme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık …’nın katılan sıfatıyla temyizinin bulunmadığı ve temyiz dilekçesi içeriğinden hakkında yalnızca kumar oynatmak için yer temin etme suçundan verilen mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği, sanık …’nun ise temyizinin bulunmadığı belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında kumar oynatmak için yer temin etme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığa yükletilen kumar oynatmak için yer temin etme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık …’nın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında tehdit, hakaret ve basit yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik temyize gelince;
TCK’nın 125/1 ve 86/2. maddelerinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli olarak öngörülmesi ve mahkemece seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi karşısında, aynı Kanunun 50/2. maddesi gereğince hapis cezalarının adli para cezalarına dönüştürülemeyeceği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
a-TCK’nın 61. maddesi uyarınca hakaret suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 43. maddesinden önce aynı Kanunun 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ile TCK’nın 125/4. maddesi uyarınca cezanın 1/6 oranında oranında artırılması gerekirken, bu oran madde metninde yazılı olmayan 1/4 ile hesaplanarak cezanın belirlenmesi ve TCK’nın 43. maddesine göre “……Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır…. ” hükmüne aykırı olarak artırım oranı olarak 1/6 ‘nın esas alınması,
b-Kabule göre de; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret ve basit yaralama suçları yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.