Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/9328 E. 2019/16029 K. 16.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9328
KARAR NO : 2019/16029
KARAR TARİHİ : 16.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık …’nın, yalnızca hakkında katılan …’ye yönelik, birden fazla kişiyle birlikte tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünü sanık sıfatıyla temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında, 15.09.2009 tarihli iddianame ile, olay günü saat 17:00 de katılan …’ye yönelik eyleminden dolayı TCK’nın 106/1-1. cümle gereği, yine sanık … hakkında 03.08.2009 tarihli iddianame ile, aynı gün saat 19.00 da bu kez temyiz dışı sanık … ile birlikte aynı katılana yönelik birden fazla kişi ile birlikte tehdit eyleminden dolayı TCK’nın 106/2-c maddeleri gereğince açılan davaların birleştirilmesi üzerine yapılan yargılamada; katılan …’nin kovuşturma aşamasında, saat 19:00 da ki olayda kendisine yönelik tehdit sözlerini sadece …’nın söylediğini, …’nın bir şey söylemediğini beyan etmesi karşısında, sanık …’in yanında oturan oğlu …’in, …’in eylemine iştirak iradesi bulunup bulunmadığı tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle, sanık … hakkında TCK’nın 106/2-c maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
2-Temyiz dışı sanık …’nın, sanık …’nın eylemlerine bir iştirakının olmadığı ve sanık … hakkında TCK’nın 106/1-1. cümle ve 43/1. maddelerinin uygulanması durumunda ise, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma kararına uyulması halinde, sanık … hakkında, geri bırakılan hükmün açıklanması durumunda, lehe oluşabilecek bir hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi gereği adı geçen sanığa sirayet ettirilmesi hususunun gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.