YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10465
KARAR NO : 2016/14106
KARAR TARİHİ : 07.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen ve sanıktan şikayetçi olduğunu belirten şikayetçi …’a davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de, temyiz dilekçesinin kapsamı karşısında, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca şikayetçi …’ın davaya katılmasına karar verilerek dosya görüşüldü:
1-Sanık ve katılan sanık hakkında hakaret eylemlerinden kurulan hükümlerde öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca katılan sanık …’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanık ve katılan sanık hakkında tehdit eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-29/11/2011 tarihli katılan sanık …’ın hazır bulunduğu duruşmada bir sonraki duruşma günü olarak 23/05/2012 tarihi belirlenmiş olmasına karşın, sanığa tebligat yapılmadan karar verilen duruşma gününden önce sanık …’ün yakalandığından bahisle 29/11.2011 tarihinde re’sen yeniden duruşma açılarak katılan sanık …’ın yokluğunda karar verilmek suretiyle iddia ve savunma hakkının kısıtlanması,
b-Sanık …’ün, katılan sanık …’e aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla tehdit mesajı gönderdiğinin anlaşılması karşısında, sanık … hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
C-Kabule göre ise;
Katılan sanık …’in sanık …’e gönderdiği mesajlarda ve sanık … tarafından kaydedilen telefon görüşmelerinin dökümünde katılan sanık … tarafından sanık …’e hakaret sözleri söylendiğinin anlaşılması, tehdit sözlerinin yer almaması karşısında, katılan sanığın tehdit eylemine ilişkin sözlerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan sanık …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca katılan sanık … yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.