YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10688
KARAR NO : 2016/13117
KARAR TARİHİ : 05.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre hüküm fıkrasında, tebligat yapılan kişinin yurtdışında bulunması halinde, kanun yoluna başvuru şeklinin nasıl olacağının gösterilmemesi ve mahkemece düzenlenen 11.02.2015 tarihli tutanak içeriğine göre sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Daha önceki 13.02.2013 tarihli bozmanın sanık lehine olması nedeniyle ”dosyanın Yargıtay’a gönderilmesi masrafının” sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, hüküm fıkrasındaki yargılama giderlerine ilişkin bölümden ”dosyanın Yargıtay’a gönderilmesi masrafı olan 7.15 TL” nin çıkartılması ve ”toplam 109.90 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazineye irat kaydına ” karar verilmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 05/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.