Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/11192 E. 2020/8462 K. 30.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11192
KARAR NO : 2020/8462
KARAR TARİHİ : 30.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit
HÜKÜMLER : Düşme

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-Suça sürüklenen çocuk … hakkında tehdit suçundan verilen düşme kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğa yükletilen ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 31/3 maddelerinde düzenlenen tehdit suçundan öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Yasanın 66/1-e ve 66/2 maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının, son kesme nedeni olan sorgu tarihi 17/02/2015 gününden inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan HÜKMÜN açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE,
2-Sanık … hakkında tehdit suçundan verilen düşme kararına yönelik temyiz isteğine gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a)Sanığa yüklenen TCK’nın 106/1-1. cümle kapsamındaki tehdit suçunun takibinin şikayete bağlı olmaması karşısında, mağdurlar ile sanıklar ve tanığın aşamalardaki anlatımları değerlendirilip, sanığın mağdura tehdit sözleri söyleyip söylemediği, söylemişse eylemin TCK’nın 106/1-1. cümle ya da basit tehdit kapsamında kalıp kalmadığı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Sanığın yüklenen TCK’nın 106/1-1. cümle kapsamındaki tehdit suçunu işlediğinin kabulü halinde ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.