YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13342
KARAR NO : 2020/10728
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tehdit suçunun nitelikli hali olan silahla tehdidin kabulü için, silahın, tehdit suçunda bizzat mağdura yönelik olarak görüp hissedilebileceği ve mağdurun üzerindeki etkisini artıracak biçimde teşhiri veya kullanılması gerekir.
Yargılamaya konu somut olayda sanığın silahla tehdit suçlamasını kabul etmemesi, tanıklardan …’nun sanığın mağdur …’ı “seni bitireceğim” şeklinde tehdit ettiği sırada elini beline doğru attığını, belinden bir ses geldiğini ancak bel kısmındaki nesnenin ne olduğunu anlayamadıklarının belirtmesi, diğer tanık …’ın da Cumhuriyet savcısına vermiş olduğu beyanında tanık …’in beyanını doğrulayarak sanığın belinde ne olduğunu anlayamadıklarını ancak bir ara sanığın belindeki aleti çıkardığında kendisinden başka kimsenin bunu göremediğini ifade etmesi, mağdurun da aşamalarda sanığın elinde bulunan jop ile kendisini tehdit ettiğini belirtmesine karşın yargılama aşamasında tanık …’ın beyanı sorulduğunda “….elini sürekli beline atıyordu, düştüğüm anda …’de beni kaldırmaya çalışıyordu o anda bu jopu çıkarmış daha sonra ele geçince net olarak gördüm” şeklinde beyanda bulunarak çelişki yaratması ve olay sırasında sanığın belindeki cismi net olarak görmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın tanıklarca da doğrulanan “seni mahvedeceğim” şeklindeki sözlerinin TCK’nın 106/1. maddesinin 2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilip tartışılmadan, yerinde olmayan gerekçe ile sanığın silahla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Bozmaya uyularak yapılan değerlendirme neticesinde, sanığın eylemi gerçekleştirdiğinin ve eylemin TCK’nın 106/1. maddesinin ikinci cümlesine uyduğunun kabulü durumunda ise;
a-TCK’nın 106/1. maddesinin ikinci cümlesinde belirtilen sair tehdit suçunun takibinin şikayete bağlı olması ve mağdur …’ın şikayetinden vazgeçmesi karşısında, TCK’nın 73/4. maddesi uyarınca sanık …’ın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre hukuki durumunun bu kapsamda değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b)Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi