Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/13726 E. 2019/11333 K. 19.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13726
KARAR NO : 2019/11333
KARAR TARİHİ : 19.06.2019

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyizde,
Sanığın eylemi 5237 sayılı TCK’nın 25/1. maddesi gereğince meşru savunma sınırları içinde kaldığından, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-d maddesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; hüküm fıkrasına, CMK’nın 223/2 (d) maddesi uyarınca sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığının kabul edilmesi karşısında, beraat kararı verilmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün, bu bağlamda ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyizde,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a-Müşteki ve tanık …’ın beyanlarında, sanığın akıl hastalığı olduğunu belirtmeleri karşısında, suç tarihi itibariyle TCK’nın 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda usulünce sağlık kurulu raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Kabule göre;
aa-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
bb-Sanığın savunmasında, mağdurun sigortasını yatırmadığını ve aralarında alacak meselesi olduğunu belirtmesi karşısında, bu hususlar da değerlendirilerek sanık hakkında TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.