YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16746
KARAR NO : 2020/11032
KARAR TARİHİ : 08.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla birlikte tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Mahkemece, taraflar arasında çıkan tartışma sonucunda sanık …’ın müşteki …’a silah doğrulttuğu, katılan …’ın olay yerine gelmesi neticesinde yine sanık …’ın havaya altı el ateş ettiği ve sanıkların olay yerini terk ettiğinin kabul edildiği olayda, sanık …’nın katılan ve müştekiye yönelik tehdit içerikli bir söz söylemediği veya silah göstermediğinin anlaşılması karşısında; birbirlerini tanımayan ve aralarında bir husumet de bulunmayan taraflar arasında çıkan tartışma sonucu ani gelişen olayda sanıkların nasıl birlikte hareket ettikleri, birlikte suç işleme iradesine ne şekilde sahip oldukları ve sanık …’nın hangi eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğu hususları açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile sanıklar … ve …’ın birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
B-Kabule göre de;
1-Sanıkların aşamalarda istikrarlı ve tutarlı olarak olay günü müşteki … ile konuşmaları neticesinde katılan ve müştekinin kalabalık bir grup halinde yanlarına geldiklerini, bir kişinin kendilerine yumruk salladığını bunun üzerine arabayla kaçtıkları esnada arkalarından bir el ateş edildiğini beyan etmeleri, bu beyanlara uygun olarak suç tarihinin ertesi günü araçta yapılan arama esnasında aracın bagaj kapağının sol alt kısmında bir adet mermi giriş deliğinin görüldüğüne dair tutulan tutanak ve sanık …’ın 11.06.2013 tarihinde teslim ettiği içi kıyafet dolu bir bavul ve bir adet mermi çekirdeği üzerinde yapılan incelemede bu bavul ve kıyafetlerde mermi giriş deliklerinin bulunduğunun tespit edilmesi karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanıklar hakkında uygulanma olanağının tartışılmaması,
2-Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.