Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/17063 E. 2017/25542 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/17063
KARAR NO : 2017/25542
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Aynı yargı çevresinde başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma isteği sorulmayan sanığın, yokluğunda yargılamaya devamla mahkumiyet kararı verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2- Kabule göre de;
A-Sanığın, müştekinin telefonuna mesaj göndererek “Allah şeytana acır, ben sana acımam. Bu saatten sonra hasmımsın. Sana insan gibi davranmayacağım. Bütün işi gücü bıraktım bu saatten sonra sen faresin, ben kediyim, kaç kızım…” şeklindeki sözlerle tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle aynı Kanunun 106/1-1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
b-Hakim, kanun maddesinde yazılı alt ve üst sınırlar arasında ceza takdir hakkına sahip olmakla birlikte bu kararın denetlenebilir olduğu, eylemle ceza arasında orantı olması gerektiği, TCK’nın 3/1. maddesinde açıklanan “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki “orantılılık” ilkesine uyulmadan, aynı Kanunun 61. maddesindeki ölçütler de, dosya ve sanığın eylemleriyle bağlantılı olarak tartışılıp irdelenmeden, temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
c-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın
125/1. madde kapsamındaki hakaret suçu önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 1,2-a,b nolu bozma nedenleri hariç diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.