Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/5192 E. 2020/6165 K. 09.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5192
KARAR NO : 2020/6165
KARAR TARİHİ : 09.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Şantaj, cinsel taciz, konut dokunulmazlığının ihlali, özel hayatın gizliliğinin ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın katılanı bir erkekle tenha bir yerde minibüs içerisinde görmesi, katılanın bulunduğu minibüsten dışarıya mendil atılması nedeniyle sanığın katılanın minibüsteki kişiyle ilişkiye girdiğini düşünmesi ve katılan minibüsten çıktıktan sonra biraz dolaşan sanığın katılanın evine giderek katılan ile konuşmak için yatalak bir kişiyi aradığını söylemesi, katılanın da bilmediğini söylemek suretiyle ikametine girdiği esnada sanığın tekrar seslenerek yanına çağırması ve sanığın katılan ile olan konuşmasını kayda alması, konuşma içeriğinden katılanın iddiasını doğrular şekilde katılanın görüntüyü görmek istemesi üzerine sanığın kabul etmeyerek katılanın telefon numarasını istemesi ve görüntüde katılanın yüzünün de görünmesi karşısında, sanık ile katılan arasında geçen konuşmaların katılanın özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte bir görüntü ve konuşma içermesi nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi suçunun unsurları itibariyle oluştuğundan tebliğnamede belirtilen bozma görüşüne iştirak edilmeyerek, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlal edilmesi suçundan hüküm kurulurken hüküm fıkrasında hükme esas alınan suça ilişkin kanun maddesinin TCK’nın 116/1. maddesi yerine TCK’nın 107/2. maddesi olarak gösterilmesinin sonuca etki etmeyen maddi hata niteliğinde olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık hakkında şantaj, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yükletilen şantaj, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve konut dokunulmazlığının ihlali eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Özel hayatın gizliliğinin ihlali ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları açısından cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
TCK’nın 107/1. maddesinde düzenlenen şantaj suçunun hapis ve adli para cezası içermesine karşın; sanık hakkında şantaj suçundan kurulan hükümde adli para cezasına hükmedilmemiş ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılmayacağı,
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın Kanunda öngörülen biçimde infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir
Ancak;
1-Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, somut olayla ilgili olarak da mahkemece “sanığın başka birisi ile cinsel ilişkiye girdiğini beyan ettiği müştekiyi takip ederek evine geldiği, müştekiyi konuşmak için yanına çağırdığı, bu görüşmede kendisinde müştekinin araç içinde cinsel ilişkiye girdiğine ilişkin görüntülerin bulunduğunu belirterek müşteki ile cinsel ilişkiye girmek istediği bu amaçla müştekinin cep telefonunu istediği, buluşmaya zorladığı, müştekinin olayı polise anlatması halinde müşteki için sonuçlarının kötü olacağının belirterek tehdit ettiği, müşteki ile yaptığı yüz yüze görüşmeyi müştekini bilgisi dışında kayıt ettiği” şeklinde eylemleri gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın cinsel taciz suçunu ne şekilde gerçekleştirdiği, sanığın hangi sözünün ya da eyleminin bu suçu oluşturduğu denetime elverişli olacak biçimde açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında cinsel taciz suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın uygulanması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.