YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5745
KARAR NO : 2020/6385
KARAR TARİHİ : 11.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak;
1-Sanıkların başka bir düğüne gitmek amacıyla yola çıktıkları ancak yanlış salona girerek, hiç tanımadıkları mağdurlara ait kına gecesinin yapıldığı salona gelmeleri ve oynamak istediklerini söylemeleri üzerine kına gecesi sahipleriyle aralarında bir arbede oluşması, arbede sırasında sanıklar …, … ve …’ın, mağdurlara hitaben “düğünü dağıtırız” dediklerinin ve sanık …’in de emanete kayıtlı bıçağı çektiğinin kabul edildiği olayda, ani gelişen tartışma ortamında, sanıkların ne suretle önceden anlaşıp planlayarak iştirak iradesi içinde atılı eylemleri gerçekleştirdikleri açıklanmadan ve sanıklar …, … ve …’ın, “düğünü dağıtırız” şeklindeki sözlerinin TCK’nın 106/1-2. cümle kapsamındaki sair tehdit suçunu ve sanık …’in eyleminin ise TCK’nın 106/2-a, 43/2. maddelerinde gösterilen zincirleme silahla tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle sanıklar hakkında yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Kabule göre de;
a- Sanık … hakkında sonuç hapis cezasının 3 yıl 1 ay 15 gün yerine, 2 yıl 13 ay 15 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
b-Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK’nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve sanıklar …, … ve …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMKUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.