YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5774
KARAR NO : 2020/4966
KARAR TARİHİ : 09.03.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık … hakkında silahla tehdit suçundan verilen hükmün temyizinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik, katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kemik kırığına neden olacak şekilde kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;
1-Katılan …’ın 13.03.2014 tarihli oturumda maddi bir zararının olmadığına yönelik beyanı karşısında; suç tarihinde sabıkasız olan ve yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak hakkında hükmedilen hapis cezası TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenen sanık hakkında “katılanın yaralanması dolayısıyla maddi zararlarının giderilmediği gözetilerek yasal şartları oluşmadığı” şeklinde yerinde olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına müessesesinin uygulanmaması,
2-Kabule göre de;
a-Sanık …’in eylemi neticesinde katılan …’ın vücudunda hafif (1.) derecede kemik kırığı meydana geldiği, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, adli tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi ve Ceza Genel Kurulunun 05.02.2019 tarih, 2017/3-308 Esas ve 2019/61 sayılı kararı da dikkate alınarak makul oranda bir artırım yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde (1/6) oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
b-Sanık …’in soruşturma aşamasında ilk olarak katılan …’in boş bira şişelerini yüzüne savurduğuna yönelik savunması ve katılan …’in soruşturma aşamasında tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu elinde bulunan boş bira şişeleriyle sanığı korkutmak istediğine yönelik beyanı karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanma olanağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.