Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/601 E. 2016/3408 K. 25.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/601
KARAR NO : 2016/3408
KARAR TARİHİ : 25.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sair tehdit suçuna ilişkin, kararda öngörülen cezanın, verildiği tarih itibarı ile nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’ nın 317. maddeleri uyarınca sanık … müdafinin TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Sanık …’a yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C-Sanık … hakkında, dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak,
1-Sanığın ikinci el telefonu sıfır telefon diyerek müştekiyi kandırıp sattığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın savunmasında belirttiği, müştekiye telefonu satan … isimli çalışanın beyanı alınmadan, dolandırıcılık suçunun unsuru olan aldatma ve hilenin ne şekilde gerçekleştiğinin tespiti açısından söz konusu telefonun açılmamış ve kullanılmamış orjinal kutu ve ambalajı içinde bulunan mı yoksa vitrinde açıkta satılan telefonlardan mı olduğu saptanıp, ikinci el olup olmadığının kolaylıkla anlaşılır olup olmadığı ve IMEI numarasına göre satıştan önce kullanılıp kullanılmadığı hususlarında herhangi bir araştırma yapılmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; müştekinin “verdiğim peşinat telefonun değeri kadarmış, kalan taksitleri ödemedim” şeklindeki ifadesi, sanığın ve müdafinin “kalan taksitler ile ilgili senetleri icraya koymadık” şeklindeki beyanları ve anlaşma istekleri ile telefonun iade edilmediği müştekide kaldığı dikkate alındığında zararın ne şekilde oluştuğu ve ne kadar olduğu, etkin pişmanlık hükümleri açısından yeterince tartışılmadan karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.